Bağdat (Rûdaw) - Irak’taki silahlı gruplardan İmam Ali Ketibeleri (Tugayları), Heşdi Şabi ile örgütsel ilişkilerini sonlandırma ve tüm silahlarını Irak hükümetine teslim etme kararı aldı. Karar, son bir hafta içerisinde diğer büyük grupların da benzer adımlar attığı bir döneme denk geldi.
İmam Ali Ketibeleri Genel Sekreterliği tarafından bugün (2 Haziran 2026) yayımlanan bildiride, grubun liderliğinin Heşdi Şabi ile yollarını ayırdığı duyuruldu.
Silahların devletin tekelinde toplanması hedefine destek verilen bildiride, "Bu adım, ulusal sorumluluk, zaferin kazanımlarını koruma ve Irak'ın toprak bütünlüğü ile egemenliğini güçlendirme anlayışından kaynaklanmaktadır" ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca, bu hamlenin Koordinasyon Çerçevesi’nin aldığı kararlar ve ulusal irade ile tam bir uyum içinde olduğu vurgulandı.
IŞİD’e karşı savaşmak amacıyla 2014 yılında kurulan grup, silah bırakma ve devlet kurumlarına entegrasyon sürecini yönetmek üzere üç ayrı komite kurduğunu duyurdu:
“Silah Teslim Komitesi tüm askeri mühimmatın ayrıştırılarak devlete teslim edilmesini denetlerken; Şehit Yakınları İşleri Komitesi çatışmalarda hayatını kaybedenlerin ve yaralananların ailelerinin durumunu takip edecektir. Son olarak Entegrasyon Komitesi ise örgüt mensuplarının sivil veya resmi devlet kurumlarına yerleştirilme sürecini organize etmekle görevlendirilmiştir.”
"Direniş meslek değil, ihtiyaçtır"
Bildiride dikkat çeken bir diğer başlık ise grubun direniş kavramına yaklaşımı oldu. "Direniş, fikri ve inançsal bir ihtiyaçtır, bir meslek değildir" denilen açıklamada, mevcut siyasi aşamada hukukun üstünlüğünün sağlanması ve güçlü bir devletin inşası için devletin güvenlik kurumlarının desteklenmesi gerektiği ifade edildi.
Irak hükümetinin "silahları toplama" stratejisi
İmam Ali Ketibeleri’nin bu hamlesi, Irak’ta silahlı grupların devlete entegrasyonu açısından kritik bir haftada geldi. Kısa bir süre önce Seraya Selam ve Asaib Ehlil Hak da silahlarını Irak devletine teslim etme kararı almıştı.
"İstikrarlı bir devlet ve üretken bir ekonomi" sloganıyla yola çıkan yeni Irak hükümeti, dört yıllık çalışma programının ilk maddesine silahların devlet tekelinde toplanmasını yerleştirmişti. Bu hamle, Bağdat yönetiminin önümüzdeki süreçte "ulusal güvenliği koruma ve hukukun üstünlüğünü sağlama" stratejisinin temel direği olarak görülüyor.



