Erbil (Rûdaw) – Modern Kürt tarihinin en tartışmalı simalarından Dersim Mebusu Hasan Hayri Bey’in (Kankozade) hayatı ve idam süreci üzerine hazırlanan “Hasan Hayri: Vasiyetname Efsanesi” adlı Kürtçe’nin Sorani lehçesinde yazılan kitap yayımlandı.
Prof. Dr. Othman Ali ve Edibe Muhammed Hıdır Xoşnav tarafından kaleme alınan eser, Hasan Hayri Bey üzerine Kürtçenin Sorani lehçesinde yazılan ilk kitap olma özelliğini taşıyor.
Rûdaw’a konuşan Prof. Dr. Othman Ali, kitabın amacının Hasan Hayri Bey’in üzerindeki tarihsel yükü kaldırmak ve itibarını iade etmek olduğunu vurguladı.
“O bir hain değil, mazlumdur”
Hasan Hayri Bey’in tarihsel olarak büyük bir haksızlığa uğradığını ifade eden Prof. Dr. Othman Ali, genelde Kürtler arasında özelde ise Kürdistan Bölgesi’nde onun yanlış tanındığını belirtti.
Ali, “Ben onun yaşamını titizlikle araştırdım; o kesinlikle bir hain değildir, bir mazlumdur. Tek dileği, demokratik bir cumhuriyet çatısı altında Kürtlerin kendi hakları ve kimlikleriyle yer almasıydı. Ancak başlangıçta Mustafa Kemal’e güvendiği için yanıldı. Bu güveni onun en büyük hatası oldu ama bu onu hain yapmaz” dedi.
Ali ayrıca Hasan Hayri’nin sadece Kürt siyasal çevreleriyle değil, dönemin farklı modernist fikir akımlarıyla da temas halinde olduğunu belirterek, “Özellikle Abdullah Cevdet’in fikirlerinden etkilenmişti. O çizgide ayrılıkçılık değil, herkesin özgür olduğu yeni bir Türkiye fikri vardı” ifadelerini kullandı.
“Mezarıma tükürün” dediği yönündeki rivayet tamamen bir kurgudur”
Halk arasında ve bazı tarihsel anlatılarda sıkça dile getirilen, Hasan Hayri Bey’in idam edilmeden önce “Kürtlere ihanet ettim, mezarıma tükürün” şeklinde bir vasiyet bıraktığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Othman Ali, şu bilgileri paylaştı:
“İdam anında yanında kimse yoktu, sadece bir din adamı vardı. ‘Ben hainim, mezarıma tükürün’ gibi sözler tamamen birer efsanedir ve hiçbir tarihi temeli yoktur. Bu hikayeler sonradan uydurulmuş kurgulardır. Kitabımda bu iddiaların asılsızlığını belgeleriyle ortaya koyuyorum.”
“Atatürk’ün diktatör olacağını söylemişti”
Hasan Hayri Bey’in sanıldığının aksine çok erken bir dönemde muhalefete başladığını hatırlatan Prof. Dr. Othman Ali, “Hasan Hayri, daha 1920 yılında Büyük Millet Meclisi’nde Mustafa Kemal’in otoriter bir lider olacağını ve diktatörleşeceğini açıkça ifade etmişti. Bu durum Mustafa Kemal’in ona karşı büyük bir kin beslemesine yol açtı. İdam edilmesi de büyük oranda bu siyasi çatışmanın bir sonucudur” değerlendirmesinde bulundu.
Ali ayrıca Hasan Hayri’nin Kazım Karabekir çizgisine daha yakın durduğunu, Mustafa Kemal’e karşı daha temkinli bir yaklaşım geliştirdiğini de ifade etti.
Lozan Telgrafı ve Kürt mebusların yanılgısı
Lozan görüşmeleri sırasında Kürtlerin Türkiye’den ayrılmak istemediğine dair çekilen telgrafların faturasının tek başına Hasan Hayri’ye kesilmesinin haksızlık olduğunu ifade eden Othman Ali, o dönem pek çok Kürt milletvekilinin benzer bir tutum sergilediğini, hatta bu sürecin bir “kolektif yanlış yönelim” olduğunu söyledi.
Ali, Hasan Hayri’nin bu süreçte günah keçisi haline getirildiğini vurgulayarak, “O aslında tek başına sorumlu değildi, birçok vekil benzer tutum aldı” dedi.
Yeni Projeler: Koçkiri ve Abdullah Cevdet
Prof. Dr. Othman Ali, Hasan Hayri Bey üzerine çıkan bu ilk Sorani eserin ardından çalışmalarına devam edeceğini duyurdu.
Ali, yakın zamanda “Koçkiri Kırımı” ve ünlü Kürt düşünür “Abdullah Cevdet” üzerine de derinlemesine incelemeler içeren kitaplar yayımlayacağını belirterek, modern tarihin karanlık sayfalarına ışık tutmaya devam edeceğini söyledi.
Zebar Azizhan Muhajir tarafından Kürtçeye çevrilen eser, Kürt tarih yazımında önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor.
Prof. Dr. Othman Ali kimdir?
Prof. Dr. Othman Ali, Erbil Selahaddin Üniversitesi Modern Kürt Tarihi Bölümü’nde görev yapan bir akademisyen, tarihçi ve Orta Doğu uzmanıdır. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Kanada’daki Guelph ve Toronto üniversitelerinde tamamlamıştır. Başlıca uzmanlık alanları modern Kürt tarihi, Orta Doğu siyaseti ve Irak tarihidir. ORSAM ve SETA gibi düşünce kuruluşlarında Irak ve bölge siyasetine ilişkin analiz ve makaleler yayımlamıştır. Kürtçe, Arapça, Türkçe ve İngilizceyi akıcı şekilde konuşabilmektedir.
Hasan Hayri Bey hakkında kısaca
Hasan Hayri Kanko (Bey) (1881 – 25 Kasım 1925), Dersimli asker ve siyasetçidir.
Hozat’ta Şeyh Hasanlılar aşiretinin reisi Kankozade Murtaza Ağa’nın oğludur. İlk ve orta öğrenimini Dersim’de tamamladıktan sonra, 3 Ekim 1896’da Harp Okulu Aşiret Sınıfı’na girdi. 24 Şubat 1898’de süvari teğmen rütbesiyle mezun oldu ve 4. Ordu Siverek Aşiret Süvari Alayı’na atandı.
Van Askerlik Şubesi Başkanlığı görevindeyken, Meclis-i Mebûsan’ın son dönemi için yapılan seçimlerde Dersim milletvekili seçildi. 1920 yılında TBMM I. Dönem Dersim milletvekilliği yaptı. Mecliste Sağlık ve Sosyal Yardım, Dilekçe, İktisat ve Milli Savunma komisyonlarında görev aldı. Görev süresinin ardından memleketine döndü. 2 Mart 1925 tarihinde askerlikten emekliye ayrıldı.
Şeyh Said İsyanı sırasında “ayaklanmacılara yardım ettiği” ve “eylemlerine katıldığı” iddiasıyla tutuklandı. Doğu İstiklal Mahkemesi’nde yargılanarak idam cezasına çarptırıldı ve hüküm ertesi gün infaz edildi. Evli ve dört çocuk babasıydı. Ailesi daha sonra “Kanko” (bazı kaynaklarda “Kanyo”) soyadını almıştır.
Mezarı Elazığ’ın Doğukent Mahallesi’nde isimsiz bir mezarlıkta bulunmaktadır. CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko’nun dedesidir.
