Haber Merkezi – 90’lı yıllarda JİTEM tarafından öldürülen Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay mezarları başında anıldı.
JİTEM tarafından 3 Haziran 1994'te kaçırılarak öldürülen Hakkarili iş insanları Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ile Hacı Karay katledilişlerinin 33'üncü yılında İstanbul'un Avcılar ilçesinde bulunan Avcılar Mezarlığı'ndaki kabirleri başında anma düzenlendi.
Anmaya Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Barış Anneleri’nin yanı sıra çok sayıda kişi katılım sağladı.
Anmada ilk olarak konuşan Adnan Yıldırım kızı Leyla Yıldırım, kaybettirilen ve katledilenler için sonuna kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.
Katledilenleri anan Meral Danış Beştaş, adaletsizliğin devam ettiğini ve faillerin halen korunduğunu söyledi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne rağmen halen adaletin sağlanmadığını kaydeden Meral Danış Beştaş, “Katiller yargılanmadı. Bu ülkede devlet istemediği için hale kayıpları, faili meçhulleri konuşuyoruz. İsterse hiçbir suç cezasız kalmaz. Bugün sadece bir anma değil. Acının olduğu gün güzel bir kız doğdu (Zelal Buldan). İyi ki varsın demek istiyor ve doğum gününü kutluyorum” dedi.
Pervin Buldan: Onurlu bir barış olmalı
Pervin Buldan ise “Onlar bize 3 şey bıraktı: Birincisi Zelal, ikincisi kanlı elbiseler, üçüncüsü onur. Yargılama yapılmadı! ‘Kurşunu atan da yiyen de’ diyen Tansu Çiler yargılanmadı. ‘Tuğlayı çekersem devlet yıkılır’ diyen Mehmet Ağır yargılanmadı. Aksine korunup kahraman ilan edildiler. Ve cinayet işlemeye devam ettiler. Binlerce faili belli, aklanan katilleri koruyan bir devlet var karşımızda. Adalet Bakanlığı bünyesinde açılan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı oluşturuldu. Bu birim her cinayeti araştırmalı. Geçmişte yaşanan cinayetleri de bu devletin çözme gibi bir sorumluluğu vardır. O yüzden Adalet Bakanlığı’ndan böyle bir talepte de bulunuyoruz. İçinde bulunduğumuz bir barış süreci var. Elbette bu onurlu bir barış olmalıdır. Bizim yıllardır babasının kemiklerini arayan Besna Tosun’a, Sırrı Süreyya Önder’e barış sözümüz var ama onurlu bir barış olmasını istiyoruz. Katillerin yargılandığı ve Hakikatleri Araştırma ve Yüzleşme Komisyonu ile olacağını söylüyorum” diyerek anmaya katılan herkese teşekkür etti.
Bakırhan: Katilleri iyi tanıyoruz
Tuncer Bakırhan, “Bu arkadaşların tek suçları Kürt olmalarıydı. Binlerce yoldaşımız Kürt oldukları için katledildiler. Biz katilleri iyi tanıyoruz. O karanlık dehlizlerde katliam emirlerini verenleri de iyi tanıyoruz. Yeter! 33 yıl geçti. Artık katillerden hesap sorun ve ailelerin gönülleri rahatlasın. Barış süreci bu katliamlarla yüzleşmektir, bunları yargı karşısına çıkarmaktır. Eğer böyle olmayacaksa bu barışa gerçek anlamda barışı tesis ettik diyemez. Hazır Adalet Bakanı Gülistan Doku dosyasına başlamışken, bu dosyaları da gün yüzüne çıkarmalı ve failleri göstermelidir. Binlerce faili meçhullerin ailelerin söz olsun failler bir gün mutlaka açığa çıkarılacak. Ve yargı karşısında gerçek bir yargılanmayla bu süreci kapatacağımızın sözünü veriyoruz. Ölen öldüğüyle kalsın biz de barışalım, böyle bir barış olmaz. Kürt halkının süreçten beklediği faili meçhullerin gün yüzüne çıkarılmasıdır. Bir daha bu ve benzeri cinayetlerin yaşanmaması için, bir daha Kürt’üm dediği için katledilmeyen bir ülke için hep birlikte mücadele edeceğiz. Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ile Hacı Karay’a da bu sözü veriyoruz” dedi.
Okunan duaların ardından anma sona erdi.



