Haber Merkezi - DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalarda ana muhalefet partisi (CHP) üzerinden yürütülen yargısal tartışmalara ve "temiz siyaset" ihtiyacına dikkat çekti. Son iki haftadır ana muhalefet partisi ekseninde yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Babacan, “yargı mekanizmasının siyasi alanı şekillendirmek için kullanılmasını” eleştirdi.
DEVA, Gelecek ve Saadet partilerinin kurduğu Yeni Yol Partisi'nin Meclis grup toplantısı yapıldı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi grup toplantısı'na katılarak konuşma yaptı.
CHP’ye eski genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkan olarak atanması ile bağlantılı gelişmelere değinen Babacan, Türkiye’nin en büyük ihtiyacının hukuki güvenlik ve demokratik rekabet olduğunu vurguladı. Yargının bağımsızlığını yitirerek bir "sopa" gibi kullanılmasının ülkeye zarar verdiğini ifade eden Babacan, "Yargı siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilemez. Hukukta öngörülebilirlik yoksa demokraside de ekonomide de telafi edilemez zararlar oluşur. Türkiye’nin ihtiyacı sandık iradesine sahip çıkmaktır" dedi.
Siyasi partilere iç muhakeme çağrısı
Ana muhalefet partisinin karşı karşıya kaldığı baskıları değerlendirirken "temiz siyaset" vurgusunu öne çıkaran Babacan, siyasi partilerin kendi iç denetim mekanizmalarını kurmaları gerektiğini kaydetti. Yargının siyasi baskı altında olduğu bir dönemde, partilerin etik ilkelerini bizzat belirlemesi gerektiğini belirten Babacan, şu ifadeleri kullandı:
“Ana muhalefet partisi ile ilgili son iki haftadır yaşananları hep beraber takip ediyoruz. Yargı siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilemez. Türkiye'nin ihtiyacı hukuki güvenliktir. Türkiye'nin ihtiyacı demokratik rekabettir. Türkiye'nin ihtiyacı sandık iradesine sahiptir. Hukukta öngörülebilirlik yoksa demokraside, ekonomide, ülkede zarar olur. Ancak arkadaşlar Türkiye'nin asıl önemli ihtiyacı nedir biliyor musunuz? Temiz siyaset. Evet, ülkemizde temiz siyasete şiddet de ihtiyaç var. Partiler içinde temiz yönetim, belediyelerde temiz yönetim, merkezi hükümette temiz yönetim. Siyasi partiler kendi işlerinde etik ilkelerini açıkça belirlemeli ve kendi iç muhakeme sistemlerini mutlaka oluşturmalıdır. Merkezi hükümette sorumluluk alan, belediyeleri olan, veya sadece muhalefette olan siyasi partiler kendi etik ilkelerini açık bir şekilde ortaya koymadan ve kendi muhakemat sistemlerini parti içine sağlam bir şekilde yerleştiremezler. Türkiye'de bu tartışmalar bitmez. Madem şu anda Türkiye'de yargı baskı altında, madem yargı araç olarak kullanılıyor, madem yargı süreçlerini kullanmıyoruz o halde siyasi partiler kendi mensuplarıyla ilgili iddiaları sonuna kadar kendilerini incelemeli ve bu kapasiteyi oluşturmalıdır. Varsa yanlışı olan varsa hatalı olan mutlaka en fazla yaptırımlarla karşı karşıya kalmalıdır. Başka türlü Türkiye'de temiz siyasetten bahsetmek mümkün olmaz ve bunu siyasi partiler kendi işlerinde çok rahatlıkla yapabilir.”
Konuşmasında siyasi gündemin yanı sıra derinleşen ekonomik krize de geniş yer ayıran Babacan, Kurban Bayramı’nın ekonomik sıkıntıların gölgesinde geçtiğini ifade etti.
Buğday ve arpa için açıklanan alım fiyatlarını "çiftçinin enflasyona ezdirilmesi" olarak nitelendiren Babacan, asgari ücret konusunda hükümete çağrıda bulundu.
Açlık sınırının 35 bin lirayı geçtiğini belirten Babacan, 28 bin TL olan asgari ücretin artırılması gerektiğini söyledi.



.webp&w=3840&q=75)