Haber Merkezi – Sahel kuşağında yürütülen bir doğa gözlemi, çölleşmeye karşı beklenmedik bir doğal çözümü gündeme taşıdı. Bölgeye yeniden salınan mahmuzlu kaplumbağaların, kazdıkları tünellerle toprak yapısını değiştirerek ekosistemin toparlanmasına katkı sağladığı bildirildi.
Uydu verileri ise kurak arazilerde zamanla yeşil alanların oluşmaya başladığını ortaya koyuyor.
Sahel’de dikkat çeken proje
Sahra Çölü’nün güneyinde yer alan Sahel kuşağında yürütülen bir doğa koruma projesi, beklenmedik bir şekilde çölleşmeye karşı doğal bir çözümün kapısını araladı.
Bölgeye yeniden kazandırılan mahmuzlu kaplumbağaların, kazdıkları derin tüneller sayesinde toprağın yapısını değiştirdiği ve ekosistemin kendini onarmasına katkı sağladığı tespit edildi.
2021 yılında başlatılan çalışma kapsamında yaklaşık 500 mahmuzlu kaplumbağa doğaya salındı. Aşırı sıcaklar nedeniyle yüzeyin zamanla sertleşerek adeta geçirimsiz bir tabaka oluşturduğu Sahel’de, bu durum yağışların toprağa nüfuz etmesini engelliyor ve bitki örtüsünün yeniden oluşmasını zorlaştırıyordu.
Araştırmacılar, herhangi bir yapay müdahale, sulama sistemi ya da kimyasal kullanmadan yalnızca yerel türlerin ekosisteme geri kazandırılmasının sonuçlarını gözlemlemeye odaklandı.

Tüneller toprağın yapısını değiştiriyor
Çalışmanın merkezindeki mahmuzlu kaplumbağaların, sıcaklardan korunmak için yerin 10 ila 15 metre derinliğine ulaşabilen tüneller kazdığı belirlendi.
Bu tüneller, sertleşmiş yüzey tabakasını doğal olarak parçalayarak toprağın su tutma kapasitesini artırıyor. Yağmur sularının daha derine sızmasıyla birlikte toprakta nem dengesi oluşuyor ve uzun süredir uyku halinde olan tohumların filizlenmesi mümkün hale geliyor.
Zamanla oluşan bitki örtüsü ise böceklerden mikroorganizmalara kadar birçok canlı türünü yeniden bölgeye çekerek ekolojik döngünün yeniden kurulmasını sağlıyor.

Uydu görüntülerinde yeşil alanlar ortaya çıktı
Senegal’de 1990’lı yıllardan bu yana sürdürülen koruma çalışmalarına ek olarak 2021’de gerçekleştirilen toplu salınım sonrası elde edilen uydu verileri, projenin etkisini somut biçimde ortaya koydu.
Beş yıllık süreçte, daha önce tamamen kurak ve homojen kum yapısına sahip bölgelerde, kaplumbağa yuvalarının çevresinde yeşil alan kümelenmelerinin oluştuğu gözlemlendi.
Sahel’deki yeşillenme sürecine ilişkin daha önce yayımlanan bilimsel çalışmalar da uydu verilerinde uzun yıllara yayılan bitki örtüsü artışını doğrulamıştı.
Türün geleceği hâlâ risk altında
Buna karşın uzmanlar, mahmuzlu kaplumbağaların ekosisteme sağladığı bu olumlu etkinin türün geleceği açısından riskleri ortadan kaldırmadığına dikkat çekiyor.

Uluslararası Doğayı Koruma Birliği verileri, habitat kaybı, yasa dışı avlanma ve ticaret nedeniyle popülasyonun ciddi şekilde gerilediğini ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, söz konusu yöntemin Sahel’deki çölleşme sorununu tek başına çözmeyeceğini ancak doğru arazi kullanımı ve otlatma kontrolüyle birlikte uygulandığında, bozulmuş ekosistemlerin onarımında önemli bir doğal destek mekanizması olabileceğini vurguluyor.
2021’de 500 kaplumbağanın salınması ve bunun doğrudan yeşillenmeye yol açtığı” iddiası son günlerde İngilizce haberlerde yer alsa da, bu anlatımın dayandığı bilimsel çalışmanın ayrıntıları henüz sınırlı görünüyor. Buna karşılık Sahel’de uydu verileriyle tespit edilen “yeşillenme” olgusu uzun süredir bilimsel literatürde belgelenmiş durumda.
Sahel neresi?
Sahel, Afrika'da Sahra Çölü ile daha nemli tropikal bölgeler arasında uzanan geniş bir geçiş kuşağıdır. Batıda Senegal kıyılarından başlayıp doğuda Sudan ve Eritrea'ya kadar uzanır.
Bölge; Mauritania, Mali, Burkina Faso, Niger, Nigeria, Chad ve Sudan'ın bazı kesimlerini kapsar.

Mahmuzlu kaplumbağa
Mahmuzlu kaplumbağa (Centrochelys sulcata) ise Afrika'nın en büyük kara kaplumbağası türlerinden biri. Çöl ve yarı çöl koşullarına uyum sağlayan bu tür, aşırı sıcaklardan korunmak için metrelerce derinliğe ulaşabilen tüneller kazabiliyor. Araştırmacılar, bu tünellerin toprağın su tutma kapasitesini artırarak bitki örtüsünün yeniden oluşmasına katkı sağladığını belirtiyor.
