Haber Merkezi – Yıllardır Bursa’da Kürtçe kaset ve müzik eserlerini halkla buluşturan Vesim Ezer, 1990’lı yıllarda yaşadığı zorlukları anlattı.
Eski Garaj ve semt pazarlarında açtığı tezgâhlarda Kürtçe stranlar çalarken baskılarla karşılaştığını belirten Ezer, tüm engellemelere rağmen mücadelesinden vazgeçmediğini söyledi.

“Kürtçe, Mezopotamya’nın kadim dillerinden biridir. Tarihini dengbêjlerin sesiyle, stranların ezgileriyle bugüne taşıyan bir kültürün mirasıdır. Ben de yıllarca bu mirası halkımızla buluşturmak için çalıştım” diyen Ezer, o dönemde Kürtçe müzik dinlemenin ve satmanın bile çeşitli zorluklar içerdiğini ifade etti.
1990’lı yıllarda Bursa Eski Garaj’da ve bugün Santral Garaj olarak bilinen bölgede tezgâh açtığını anlatan Ezer şunları söyledi:
“Kürtçe stranlar çaldığım için defalarca sözlü ve fiziki hakaretlere maruz kaldım. Kasetlerime el konulduğu günler oldu. Ancak hiçbir zaman geri adım atmadım. Tam tersine, yaşananlar beni daha da kararlı hale getirdi.”

Kürtçe müziğin yalnızca bir sanat değil, aynı zamanda bir halkın hafızası olduğunu vurgulayan Ezer, “Bir dil yaşarsa kültürü de yaşar. Biz de o günlerde bunu yaşatmak için mücadele ettik. Bugün gençlerin Kürtçe müziğe sahip çıkması, o yıllarda verilen emeğin boşa gitmediğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Teknolojinin değiştiğini ancak dengbêj geleneğinin ve Kürtçe stranların hâlâ yaşamaya devam ettiğini belirten Ezer, “Kasetlerin yerini dijital platformlar aldı ama halkın kendi diline olan sevgisi değişmedi. Bu kültürün gelecek kuşaklara aktarılması en büyük dileğimdir” diye konuştu.
*Haber: Emrah Çaçan


