Kuzey Demokratik Güçleri Komutanı Ebu Ömer el-İdlibi, Suriye ordusuna katılımaya yönelik müzakerelerin "olumlu" geçtiğini ancak uygulama sürecinin ya ilerlediğini açıkladı.
Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) bir parçası olan Kuzey Demokratik Güçleri Komutanı Ebu Ömer el-İdlibi, Rûdaw'ın sorularını yanıtladı.
Ebu Ömer el-İdlibi, Suriye hükümeti temsilcileriyle görüştüklerini ve DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi'nin de bu görüşmelerde hazır bulunduğunu belirtti. Bu adımın başarıya ulaşması için tüm taraflarda ortak bir istek olduğunu ifade etti.
İdlibi tutuklular dosyasına ilişkin olarak da, Suriye hükümetinin şimdiye kadar 13 üyelerini serbest bıraktığını, 9 kişinin ise hala tutuklu olduğunu söyledi. Bu kişilerin "savaş esiri" olmadığını, sadece SDG üyeliği gerekçesiyle kontrol noktalarında tutuklandıklarını vurguladı.
Kuzey Demokratik Güçleri Komutanı İdlibi, Suriye hükümetine katılım sürecini ve tutukluların serbest bırakılmasını hızlandırma çağrısında bulundu. Bu adımların istikrarın güçlendirilmesi ve birleşik bir Suriye'nin inşası için gerekli olduğunu belirtti.
Rûdaw: Kuzey Demokratik Güçleri'nin Suriye askeri kurumlarına katılımına yönelik müzakereler hangi aşamaya ulaştı?
Ebu Ömer el-İdlibi: Müzakereler hala devam ediyor. Geçtiğimiz süreçte ilgili taraflarla, aralarında Suriye başkanlık temsilcilerinin de bulunduğu birkaç görüşme gerçekleştirildi. Son görüşme, General Mazlum Abdi'nin de katılımıyla Tuğgeneral Ziyad El Ayiş ile yapıldı ve oldukça olumlu geçti. Katılım sürecinin başarıya ulaşması için tüm taraflarda açık bir istek var ancak sahadaki uygulama hala beklenenden daha yavaş ilerliyor. Bu durum özellikle Haseke ve Kamışlo bölgeleriyle ilgili bazı dosyalarda belirgin. Gelecek aşamada, tüm Suriyelileri bünyesinde barındıran birleşik bir ulusal orduya ulaşmak için adımların hızlandırılmasını umuyoruz.
Rûdaw: Şu anki katılım sürecine bakışınız nedir?
Ebu Ömer el-İdlibi: Katılım sürecini destekliyoruz ve bunu Suriye’nin birliğini ve istikrarını korumak için gerekli bir adım olarak görüyoruz. Başından beri Suriye ordusuyla çatışma niyetimiz yoktu; aksine devlet kurumları içinde ortak bir ulusal formül bulma anlayışımız vardı. Bugün, katılım sürecinin başarısının daha hızlı pratik adımlara, karşılıklı güvene ve tüm tarafların Suriye'nin geleceğini inşa etmede ortak olduklarını hissetmelerine bağlı olduğunu görüyoruz. Ayrıca Suriye devletinin, özellikle Ortadoğu'nun içinden geçtiği hızlı bölgesel gelişmeler ışığında, katılım operasyonlarını tamamlama konusunda acele etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Mevcut zorluklar, güçlerin tek bir devlet ve tek bir ulusal ordu çatısı altında birleşmesini gerektiriyor. Bu, istikrarı pekiştirir, güvenliği ve Suriye'nin egemenliğini korur. Nihai amacın, tüm Suriyelileri Suriye devleti bayrağı altında toplayacak birleşik bir ulusal askeri kurum olduğunu vurguluyoruz.
Rûdaw: Suriye hükümetinin elinde esir olan üyeleriniz var mı? Varsa kaç kişiler?
Ebu Ömer el-İdlibi: Şunu netleştirmek isteriz ki; biz çatışmalar sonucunda yakalanan esirlerden bahsetmiyoruz. Bazıları kontrol noktalarında, bazıları ise farklı durumlarda sadece SDG üyesi oldukları iddiasıyla tutuklanan kişilerden bahsediyoruz. Şu an serbest bırakılmayı bekleyen yaklaşık 9 tutuklu bulunuyor.
Rûdaw: Son serbest bırakma adımı onları da kapsadı mı?
Ebu Ömer el-İdlibi: Evet, son serbest bırakma adımı bazı tutukluları kapsadı ve bir grup üyemiz geçtiğimiz günlerde bırakıldı.
Rûdaw: Şimdiye kadar Kuzey Demokratik Güçleri'nin kaç üyesi serbest bırakıldı?
Ebu Ömer el-İdlibi: Geçtiğimiz süreçte yaklaşık 13 tutuklu serbest bırakıldı.
Rûdaw: Hâlâ bırakılmayı bekleyen tutuklular var mı?
Ebu Ömer el-İdlibi: Evet, hala yaklaşık 9 kişi tutuklu. İsimleri İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) Komutanlığı’na gönderildi; dosyalarının takip edileceğine ve önümüzdeki süreçte serbest bırakılmaları için çalışılacağına dair sözler verildi.
Rûdaw: Tutuklular dosyasına ilişkin temel talepleriniz nelerdir?
Ebu Ömer el-İdlibi: Taleplerimiz net: Kalan tutukluların kısa sürede salıverilmesinin tamamlanması, bu dosyanın ulusal ve insani sorumluluk ruhuyla çözülmesi, katılım sürecinin hızlandırılması ve mevcut aşamanın başarıya ulaşması için taraflar arasındaki güven artırıcı adımların güçlendirilmesi. Ayrıca siyasi nedenlerle veya geçmişteki üyelikler nedeniyle tutuklama olaylarının tekrarlanmamasının garanti altına alınmasıdır. Tutuklu dosyasının çözülmesi ve katılım adımlarının hızlandırılmasının, istikrarı güçlendirme ve tüm çocukları için güvenli, birleşik bir Suriye inşa etme çabalarının temel bir parçası olduğunu vurguluyoruz. Bu aşamanın başarısı, ayrım gözetmeksizin tüm Suriyelilerin çıkarına olacaktır.
Rûdaw: Suriye'nin mevcut durumuna ilişkin görüşünüz nedir ve Suriye nereye gidiyor?
Ebu Ömer el-İdlibi: Suriye'nin bugün çatışma ve bölünme aşamasından, istikrar ve devlet inşası aşamasına geçmek için tarihi bir fırsatla karşı karşıya olduğuna inanıyoruz. Büyük ekonomik, hizmet ve güvenlik zorluklarına rağmen, Suriyeliler arasında diyalog ve uzlaşma iradesinin varlığı, geçmiş yılların etkilerini aşmak için gerçek bir şanstır.
Suriye'nin geleceği; ulusal ortaklık, toprak bütünlüğü, askeri ve güvenlik kurumlarının birliği, Suriye'nin çoğulculuğuna saygı ve tüm bileşenlerin devlet inşasına katılımı temelinde olmalıdır. Ayrıca bu aşamanın başarısı; insani ve ekonomik dosyaların çözülmesini, vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesini ve göçmen ile mültecilerin bölgelerine dönmesi için uygun koşulların hazırlanmasını gerektirir.
Son olarak, tüm Suriye halkını selamlıyor, özellikle Kürt halkımıza selamlarımı gönderiyorum. Onlara, siyasi ve askeri liderliklerinin etrafında kenetlenmeleri, saflarını ve duruşlarını korumaları ve bu hassas aşamada tek bir vücut gibi hareket etmeleri çağrısında bulunuyorum. Suriye; farklı milletleri, dinleri ve bileşenleriyle tüm çocuklarına yetecek kadar geniştir. Gelecek her Suriyeli için ulusal ortaklık, uzlaşı ve birliktelikle inşa edilecektir.


