Erbil (Rûdaw) - İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Sözcü İsmail Bekayi, üzerinde çalışılan anlaşmanın nükleer konuları kapsamadığını ve yalnızca "savaşı sona erdirmeye" odaklandığını vurguladı.
İran ile ABD arasında yürütülen ve bölge istikrarı açısından kritik öneme sahip olan "İslamabad Anlaşması"na ilişkin İran tarafı temkinli bir iyimserlik içinde.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bugün yaptığı açıklamada, müzakere sürecinin mevcut durumuna ve kapsamına dair detayları paylaştı.
"Nükleer konular masada değil"
Sözcü Bekayi, İslamabad’da devam eden görüşmelerin odağında yalnızca askeri çatışmaların sonlandırılmasının yer aldığını belirtti.
Bekayi, "Bu aşamada nükleer meselelerin tartışılmaması kararlaştırıldı. Anlaşma tamamen savaşın durdurulması üzerine yoğunlaşmış durumda" dedi.
İmza tarihi için "bekle ve gör" politikası
Anlaşmanın ne zaman imzalanacağına dair soruları yanıtlayan Bekayi, imza sürecinin çok yakın olduğunu ancak henüz gerçekleşmediğini ifade etti:
"Resmi imza töreni yarın yapılmayacak; ancak önümüzdeki günlerde bu ihtimalin gerçekleşmesini bekliyoruz. Karşı tarafın kararlarındaki tutarsızlık ve tereddütler nedeniyle süreci büyük bir titizlikle yürütüyoruz. Bilgi paylaşımı konusunda artık aceleci davranmayacağız."
Trump: Saldırı emrini iptal ettim
Müzakerelerin gidişatına dair en çarpıcı açıklamalardan biri de 11 Haziran’da ABD Başkanı Donald Trump’tan gelmişti.
Trump, sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı paylaşımda, İran ile yürütülen görüşmelerin İran’ın en üst düzey liderliği tarafından onaylandığını belirtmişti.
Trump paylaşımında, "Müzakereler en üst seviyeye ulaştığı için bu gece İran’a yönelik planlanan hava saldırılarını ve bombardımanları iptal ettim" ifadelerini kullanarak diplomasinin askeri seçeneklerin önüne geçtiğini duyurmuştu.
Geniş çaplı bölgesel destek
Donald Trump’ın açıklamalarına göre, söz konusu anlaşma sadece Tahran ve Washington arasında değil, bölge ülkelerinin de dahil olduğu geniş bir mutabakata dayanıyor.
Taslak metnin; Türkiye, İsrail, Suudi Arabistan, BAE, Katar, Pakistan, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Mısır gibi pek çok kilit aktör tarafından detayları ve temel fikirleriyle onaylandığı belirtiliyor.


