Haber Merkezi - İran Yüksek Mahkemesi, ocak ayında Tahran’da ülke geneline yayılan hükümet karşıtı protestolar sırasında tutuklanan Kürt vatandaş Arman Marefati'nin idam cezasını onadı. Bu karar, infazın her an gerçekleşebileceği yönündeki endişeleri tırmandırdı.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Ajansı’nın (HRANA) aktardığına göre, aslen Kürdistan eyaletine bağlı Saqız kentinden olan Marefati; ulusal güvenliğe karşı faaliyette bulunmak, bir cami ile dini medresenin ateşe verilmesine karışmak gibi suçlamalarla Tahran Devrim Mahkemesi 15. Şubesi tarafından idama mahkum edilmişti.
Bununla birlikte, İran Yargı Erki’ne bağlı Mizan Haber Ajansı’nın şubat ayında yayımladığı bilgilere göre Marefati, duruşması sırasında camiyi ateşe verdiği yönündeki suçlamaları reddetmişti.
Mizan’ın aktardığına göre Marefati hakime, "Camiyi ben yakmadım. Sadece iki çöp konteyneri taşıdım, başka hiçbir şey yapmadım" demişti.
Söz konusu onama kararı; İran’ın ocak protestoları sırasında gözaltına alınan kişilere yönelik idam cezasını uygulamasına dair uluslararası kaygıların tırmandığı bir dönemde geldi. Aynı davada Marefati ile birlikte yargılanan iki Kürt yurttaş haziran ayında idam edilmiş, hak örgütleri ise gösterilerle bağlantılı onlarca diğer infazı da kayıt altına almıştı.
Mizan’ın şubat ayındaki duruşmaya ilişkin aktardığına göre savcılar başlangıçta Marefati’yi, protestolara katılarak iç güvenliğe karşı suç işlemek amacıyla gizli anlaşma yapmakla suçlamıştı. Ancak mahkeme başkanı, İran Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280. maddesine dayanarak suçlamaların kapsamını genişletti; dosyaya İsrail ve ABD adına ulusal güvenliğe karşı operasyon yürütmek, tahribat yaratmak kastıyla dini mekanlara girmek ve kundaklamaya karışmak maddelerini dahil etti.
Dava, pcak ayındaki olaylar sırasında Tahran’daki Caferi Camisi ile İmam Hadi Medresesi’nin ateşe verilmesiyle ilgili. İran yargı makamları, söz konusu eylemde yaklaşık 50 milyar tümenlik maddi hasar meydana geldiğini öne sürmüştü.
Halde çalışıyordu
Gözaltına alınmadan önce Tahran’daki bir sebze-meyve halinde çalışan Marefati, haziran ayında Büyük Tahran Cezaevi’nden Elburz eyaletine bağlı Kerec’deki Kızılhisar Cezaevi’ne nakledildi. HRANA’ya göre Marefati halen bu cezaevinde tutuluyor.
Marefati ile aynı davada yargılanan ve her ikisi de Kürdistan eyaletinin Kure (Qorveh) kentinden olan Kürt tutuklular Eşkan Maliki ve Mehrdad Muhammedinia, 1 Haziran’da idam edilmişti. İran Yargı Erki, bu kişilerin camiyi kasten yakmak ve kamu malına zarar vermekle suçlandığı infazları doğrulamıştı.
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), infazların ailelerine ya da avukatlarına önceden haber verilmeksizin gerçekleştirildiğini belirterek idamları kınamıştı. Örgüt ayrıca, sanıkların mahkum edildiği suçların uluslararası insan hakları standartları çerçevesinde idam cezası eşiğini karşılamadığı konusunda da uyarıda bulunmuştu.
Ocak protestoları, kötüleşen ekonomik koşullar nedeniyle Aralık 2025’in sonlarında patlak vermiş; ardından hızla tüm İran’a yayılarak geniş çaplı hükümet karşıtı gösterilere dönüşmüştü. Uluslararası Af Örgütü, İran güvenlik güçlerini 8 ve 9 Ocak tarihlerindeki müdahaleler sırasında kitlesel ve hukuka aykırı ölümlere imza atmakla, ardından binlerce kişiyi gözaltına almakla ve ülke çapında interneti tamamen kesmekle suçlamıştı.



