Haber Merkezi - Küresel enerji koridoru Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin önemli bir diplomatik iddia gündeme geldi.
Japonya merkezli Nikkei gazetesi, Orta Doğu’daki diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde, Washington ve Tahran’ın boğazın yeniden açılmasına yönelik bir takvim üzerinde çalıştığını duyurdu.
30 günlük temizlik takvimi
26 Mayıs 2026 Salı günü yayımlanan rapora göre plan, iki ülke arasındaki savaşın sona erdiğini tescil eden nihai anlaşmanın imzalanmasını takip eden 30 günü kapsıyor.
Bu takvime göre İran, imza sonrasındaki ilk bir ay içerisinde boğazın stratejik noktalarına yerleştirdiği deniz mayınlarını temizleme operasyonuna başlayacak.
Ek vergiler ve 'saranne' kaldırılacak
Haberde, temizlik sürecinin tamamlanmasının ardından tüm dünya devletlerine ait gemilerin boğazdan özgürce ve güvenli bir şekilde geçiş yapabileceği kaydedildi.
Ayrıca Tahran yönetiminin, savaş döneminde gemilere dayattığı "seyir hizmet bedeli" veya "saranne" adı altındaki ek geçiş ücretlerini de tamamen kaldırmayı taahhüt ettiği belirtildi.
Nükleer müzakereler için ateşkes uzatılıyor
Diplomatik kaynaklar, Nisan ayı başından bu yana yürürlükte olan kırılgan ateşkesin süresinin de uzatılacağını ifade ediyor.
Bu adımın temel amacının, İran’ın nükleer programı üzerine yürütülecek yoğun ve kapsamlı müzakereler için uygun bir ortam sağlamak olduğu vurgulandı.
Enerji piyasaları için kritik eşik
Dünya petrol ve gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kısıtlamasız bir şekilde yeniden açılması, küresel ekonomi ve enerji piyasaları için hayati önem taşıyor.
Söz konusu planın hayata geçmesi, diplomatik çabaların en büyük başarısı olarak değerlendiriliyor.
Savaşın arka planı
28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava operasyonlarıyla başlayan savaş, Tahran’ın füze ve İHA'larla karşılık vermesiyle bölge çapında bir krize dönüşmüştü.
8 Nisan’dan bu yana Pakistan’ın arabuluculuğunda bir ateşkes sürse de taraflar arasında zaman zaman karşılıklı saldırılar devam ediyor.
Şu anki müzakerelerin önündeki en büyük engeli ise zenginleştirilmiş uranyum stokları oluşturuyor. Washington, İran topraklarında hiçbir şekilde zenginleştirilmiş uranyum kalmamasını ve yeni zenginleştirme kapasitesinin dondurulmasını şart koşarken; Tahran yönetimi bu talepleri defalarca reddetti.
