Erbil(Rûdaw) – Kendini fesheden PKK’nin önde gelen isimlerinden Mustafa Karasu, gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak "umut hakkı", yeni yasal düzenlemeler, CHP'ye yönelik baskılar ve bölgesel gelişmelere dair görüşlerini paylaştı.
MA'nın haberine göre KCK Yürütme Konseyi Üyesi, "Barış ve Demokratik Toplum Süreci"nin ilerlememesinin temel nedeninin devletin gerekli adımları atmaması olduğunu savundu.
Avrupa Konseyi ve "umut hakkı" tartışmaları
Karasu, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Türkiye'ye tanıdığı sürenin dolmasına rağmen "umut hakkı" konusunda herhangi bir adım atılmadığını belirtti.
Türkiye'nin demokratikleşme adımlarını Kürt sorununun çözümüyle ilişkilendirdiğini öne süren Karasu, Avrupa Birliği'nin de bu yaklaşım karşısında etkili bir tutum sergilemediğini söyledi.
"Öcalan aktif rol almazsa süreç ilerlemez"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrıları ve devam eden tartışmalara değinen Karasu, sürecin ilerleyebilmesi için “Abdullah Öcalan'ın aktif rol üstlenmesi” gerektiğini söyledi.
"Barış ve Demokratik Toplum Süreci ilerlemiyorsa bunun önemli nedenlerinden biri, sürecin baş aktörü olan Önder Apo konusunda Türk devletinin gerekli adımları atmamasıdır. Önder Apo'nun özgür çalışma koşulları olmazsa süreç ilerlemez."
"Kök yasa" çağrısı
Meclis komisyonu çalışmaları ve kamuoyuna yansıyan yasa hazırlıklarını değerlendiren Karasu, yalnızca silah bırakmaya odaklanan düzenlemelerin yeterli olmayacağını söyledi.
Karasu, Kürt sorununun çözümü için demokratikleşmenin önünü açacak kapsamlı bir "kök yasa" ya da "çerçeve yasa" hazırlanması gerektiğini belirtti.
"İnkârı ve asimilasyonu ortadan kaldıracak, demokratikleşmenin önünü açacak bir kök yasa gerekir. Yüz yıllık Kürt sorununun çözümünün yolunu açacak bir düzenlemeye ihtiyaç vardır."
CHP'ye yönelik baskılar
Karasu, CHP'ye yönelik yargı süreçlerini eleştirerek bunların muhalefeti yeniden şekillendirme girişimi olduğunu dile getirdi.
İktidarın demokratik siyasete müdahale ettiğini savunan Karasu, Türkiye'nin temel sorunlarının çözümünde ana muhalefetin dışlanmaması gerektiğini söyledi.
İran'a eleştiri ve "tahrik" uyarısı
ABD-İran gerilimi ve bölgesel gelişmelere de değinen Karasu, İran'ın "anti-emperyalist" bir aktör olarak sunulmasını eleştirdi.
İran sınırında bir PKK mensubunun hayatını kaybettiğini belirten Karasu, olayın "açık bir tahrik" olduğunu öne sürdü.
"İran güçleri pusu kuruyor. Bu açık bir tahriktir. İdamlarla ve baskılarla toplum kontrol edilemez."
Rahmi Koç'un sözlerine tepki
Karasu, iş insanı Rahmi Koç'un bir hastane açılışında anlattığı ve Kürt kadınlarına yönelik olduğu belirtilen fıkra nedeniyle oluşan tartışmalara da değindi.
Koç'un sözlerinin yalnızca bireysel bir tutum olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Karasu, bunun Kürtlere yönelik yerleşik anlayışın bir yansıması olduğunu dile getirdi.
"Rahmi Koç, Türkiye'deki bir zihniyeti açığa vurmuştur. Bu mesele yalnızca bir kişinin sözleriyle açıklanamaz."
Karasu, Kürtlerin sanat, edebiyat ve medyada olumsuz biçimde temsil edildiğini belirterek sadece özür ile bu meselenin geçiştirilemeyeceğini sözlerine ekledi.


.jpeg&w=3840&q=75)
