Erbil(Rûdaw) - Her yıl Newroz'da büyük bit coşku ve halayların yankılandığı Êndzê köyünde ağır bir sessizlik çökmüş durumda. Kandil eteklerinde, yetişkinler için bile tehlikeli olan dağlarda, bir çocuğa ait kemik ve kalıntıların bulunması bölgede büyük tedirginlik yarattı.
Yarım bırakılan arama çalışması
Hikâye, 22 Mayıs'ta, dört yaşındaki Yad Serbaz'ın Êndzê köyündeki dedesinin evinden birden bire ortadan kaybolmasıyla başladı. Köylüler küçük çocuğu aramak için köyün çevresine ve dağlara yöneldi. Ancak Kandil Etekleri Asayişi aramaların başlamasından sadece iki buçuk saat sonra bilinmeyen bir nedenle arama çalışmalarını durdurdu.
Arama çalışmalarına katılanlardan biri, kimliğinin açıklanmaması koşuluyla Rûdaw'a şunları söyledi:
"Kemiklerin bulunduğu bölgeyi biz de aramıştık ancak geceydi ve bir şey göremedik. O sırada orada değil miydi, yoksa karanlık nedeniyle mi göremedik, bilmiyoruz."
Êndzê köyü, Süleymaniye'nin Raperin Bağımsız İdaresi'ne bağlı Pişder ilçesinin Sengeser nahiyesinde, Kandil eteklerinin tam merkezinde yer alıyor.
PKK güçlerine bağlı siyasi hareketin (toplumsal alan) merkezlerinden biri de burada bulunuyor ve her yıl Kandil Etekleri Newroz kutlamaları bu köyde düzenleniyor.
Kandil Etekleri Asayişi: Medya kampanyaları nedeniyle dosyayı Raperin Asayişi'ne devrettik
Kandil Etekleri Asayişi'nden bir yetkili, Rûdaw'a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Kendi ekiplerimizin yanı sıra köylüler ve çevre yerleşimlerden gelen kişilerle birlikte, güvenlik kameraları ve drone görüntülerinden yararlanarak Yad Serbaz için arama çalışmalarımızı yoğunlaştırdık."
Yetkili, aramaların neden durdurulduğuna ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
"Aramayı durdurma kararı, bize yönelik medya kampanyaları ve çocuğun kaçırılmasıyla suçlanmamız nedeniyle üst düzeyden alınan bir karardı. Bu nedenle dosyayı Raperin İdaresi Asayişi'ne devrettik."
"Sûlê Qelêtan"ın sırrı
Yad'ın kaybolmasının üzerinden 15 gün geçtikten sonra, Ranya ilçesine bağlı Çwarqurne nahiyesinden iki kişi, kenger ve yabani ravent toplamak için "Nêlê" bölgesine gitti. Burada, "Sûlê Qelêtan" adı verilen bir kayanın altında sarsıcı bir manzarayla karşılaştılar.
Köyün yaklaşık 800 metre arkasında, bir çocuğa ait kemik parçaları ve giysiler bulundu. Yaklaşık 70 metrekarelik bir alana yayılmış halde kıyafetler ve ayakkabılar tespit edildi.
Kemiklerde hiç et parçası kalmamış
Arama çalışmalarına katılan ve olaya tanıklık eden birçok kişiyle yapılan görüşmelere göre, geriye yalnızca kafatası, el ve kol kemikleri ile kaburga parçaları kalmıştı. Kemiklerin üzerinde hiçbir et parçası bulunmuyordu.
Bu durum, ölümün zamanı ve nedeni konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Kemiklerin yanında üzerinde Latin harfleriyle "20" yazılı bir atlet de bulundu. Bu, Yad'ın son fotoğrafında giydiği kıyafetin aynısıydı.
Şüpheli ölüm
Bu olayda "kasıtlı bir müdahale" şüphesini güçlendiren unsurlardan biri de bölgenin zorlu coğrafi yapısı.
Kemiklerin bulunduğu yer, Êndzê köyüne yaklaşık 40 dakikalık yürüme mesafesinde bulunuyor.
Yad'ın yakın akrabalarından ve Rûdaw’ın Raperin Bölgesi muhabiri olan Ebubekir İsmail, şu soruyu gündeme getiriyor:
"Dört yaşındaki bir çocuk o dağlara ve vadilere nasıl ulaşabilir? Kemikler nehrin karşı tarafına bile geçmiş. Güçlü birisi onu taşımış olmadıkça bunun gerçekleşmesi mümkün değil. Bir çocuk için bu imkânsız."
Umut ile DNA sonuçları arasında bekleyiş
Erbil'de yaşayan Yad'ın ailesi şu anda ağır bir psikolojik süreçten geçiyor. Aile, Süleymaniye Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel inceleme sonuçları çıkana kadar taziye kabul etmeyi reddetti.
Yad'ın babası, Facebook'ta yayımladığı acı dolu mesajında şu ifadeleri kullandı:
"Hakkın yerde kalmayacak. Katilin hak ettiği cezayı almasını sağlayacağız."
Şimdi ne bekleniyor?
Bulunan kemikler şu anda laboratuvarda ve DNA incelemesinin sonucunu bekliyor. Amaç, kalıntıların gerçekten kayıp çocuk Yad'a ait olup olmadığını kesinleştirmek.
Süleymaniye Adli Tıp Kurumu'ndan Ariz Halid, Rûdaw'a yaptığı açıklamada, kaybolma bölgesinde daha fazla kemik ve kalıntının bulunduğunu ve bunların da kendilerine ulaştırılmasının beklendiğini, ardından soruşturma sonuçlarına ilişkin karar verileceğini belirtti.
Ancak hâlâ cevapsız kalan en büyük soru şu:
Suçsuz, dört yaşındaki bir çocuğun başına neden böyle bir şey geldi? Yad neden öldürül mü? Küçük ve masum bir çocuğa kim, neden zarar vermek istedin?
Kandil'in derinliklerinde saklı duran bu ağır sır, belki de yalnızca adli tıp incelemeleriyle kısmen aydınlatılabilecek.

