Erbil (Rûdaw) - Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Başkanı Bafıl Talabani, Türkiye’deki barış sürecine herkesin destek vermesi gerektiğini söyledi. Talabani, İran’daki Kürtler için de benzer bir sürecin başlangıç aşamasında olduklarını belirterek, İran’ın bu girişimi olumlu karşıladığını ve bölgede bir barış süreci başlatılması için destek istediğini ifade etti.
Bafıl Talabani, başkent Erbil’de MERI Forumu 2026 kapsamında düzenlenen “Daha Güçlü Bir Kürdistan İnşa Etmek: Birlik, Güvenlik ve Bölgesel Ortaklıklar” başlıklı ikinci oturumuna katıldı.
Talabani, mevcut krizin Kürtler açısından yeni siyasi fırsatlar da yaratabileceğini belirterek Türkiye’deki barış süreci, İran’la yürütülen temaslar, Bağdat’la ilişkiler, ABD-İran gerilimi ve Kürdistan Bölgesi’nde hükümet kurma görüşmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Talabani’nin konuşmasında Türkiye’deki barış sürecinin desteklenmesi ve İran’daki Kürtler için benzer bir sürecin başlatılması öne çıktı.
KYB Başkanı, bölgedeki sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini savundu.
“Bölge büyük bir tehdit altında ama Kürtler için büyük bir fırsat var”
Bölgedeki güvenlik ve ekonomik gelişmeleri değerlendiren Talabani, risklerin birbirinden bağımsız ele alınamayacağını söyledi. Irak’taki ekonomik ve siyasi durumun Kürdistan Bölgesi’ni doğrudan etkilediğini belirten Talabani, Bağdat’ın istikrarsızlaşmasının Kürdistan Bölgesi’ndeki koşulları daha da ağırlaştırabileceğini ifade etti.
Talabani, “Bağdat’ın durumu kötüyse Kürdistan’ın durumu daha da kötü olur. Güvenlik tehlikesi var, ekonomik tehlike var. Plansız hiçbir şey tedavi edilemez” dedi.
Bununla birlikte, mevcut krizin Kürtler için yeni imkânlar yaratabileceğini belirten Talabani, “Kriz aynı zamanda fırsattır. Ben Kürtler için çok büyük bir fırsat görüyorum” ifadelerini kullandı.
Türkiye’deki barış sürecine destek çağrısı
Talabani, Türkiye’deki barış sürecinin konuşmasının temel başlıklarından biri olduğunu belirterek, sürecin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin Kürt meselesini ve PKK sorununu diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yaklaşımına değinen Talabani, Ankara’nın da bu yönde bir kanaate ulaştığını düşündüğünü ifade etti.
KYB Başkanı, Türkiye’deki sürece ilişkin şöyle konuştu:
“Türkiye’deki bu barış süreci, hepimizin desteklemesi gereken bir süreçtir.”
Talabani, Türkiye’nin “Kürt sorunu ve PKK meselesi” olarak tanımladığı konunun, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülebileceğini söyledi. Sürecin ilerlediğini belirten Talabani, KYB’nin bu girişime destek vermeyi sürdüreceğini dile getirdi.
“Türkiye’nin ‘Kürt sorunu ve PKK meselesi’ dediği, dağdaki yoldaşlarımızla ilgili mesele diyalog ve diplomasiyle çözülebilir. Türkiye de bu kanaate ulaştı, süreç çok iyi ilerliyor. Biz de destekçiyiz, destek olmaya devam edeceğiz.”
Talabani, Ankara ile geçmişte yaşanan anlaşmazlıkları da değerlendirdi. Tarafların bazı konularda kendilerini, bazı konularda ise Türkiye’yi haklı gördüğünü belirten Talabani, zaman içinde karşılıklı anlayışın geliştiğini söyledi.
“Birbirimizi daha iyi anladık. Bugün birbirimize ihtiyacımız var. Bölgemizde çok sorun, çok tehlike var. Küçük meseleleri bir kenara bırakıp büyük meselelere odaklanma zamanı geldi.”
KYB Başkanı, Türkiye’deki barış sürecinde rol üstlenmeye hazır olduklarını da ifade etti. Ankara’nın KYB’nin bu konudaki yaklaşımını olumlu karşılayacağına inandığını belirten Talabani, bölgesel sorunların çözümü için siyasi temasların önemine dikkat çekti.
İran’la diyalog: “Benzer bir sürecin ilk günlerindeyiz”
Talabani, İran’daki Kürtler için de Türkiye’deki sürece benzer bir girişimin başlangıç aşamasında olduklarını söyledi. İran’la yapılan görüşmelerde konunun ele alındığını belirten Talabani, Tahran’ın yaklaşımı olumlu karşıladığını ve bölgesel bir barış sürecinin oluşturulması için işbirliği önerdiğini ifade etti.
Talabani, İran’la yürütülen temaslara ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“İran’daki kardeşlerimizle benzer bir sürecin ilk günlerindeyiz. Bunu İran’da çok konuştuk ve İran çok güzel karşıladı. Bölgede genel bir barış süreci oluşturmak için işbirliği yapmayı da önerdiler.”
Talabani, İran’daki Kürtler açısından yakın dönemde yeni bir sürecin başlayabileceğini düşündüğünü belirtti. Bunun uzun soluklu bir girişim olacağını söyleyen KYB Başkanı, başarılı olabilmesi için siyasi iradeye ve taraflar arasında işbirliğine ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
Konuşmasında Irak’taki silahlı grupların durumuna da değinen Talabani, silahlı yapıların resmî siyasi ve güvenlik mekanizmalarına dahil edilmesi gerektiğini savundu. Bu konuda İran’ın desteğinin önemli olduğunu belirterek, silahların devlet kontrolüne alınması için bir ortam oluşturulabileceğini söyledi.
“İran’ın desteği olmadan bu olmaz. İran’ın yardımıyla, bu grupların resmî sürece dönmesine yardımcı olacak bir ortam yaratabiliriz.”
Talabani, söz konusu grupların geçmişte IŞİD’e karşı savaştığını ve ağır kayıplar verdiğini hatırlatarak, bu yapılarla diyalog kurulması gerektiğini ifade etti. “Saygıyla ve ihtiramla onlarla oturabiliriz” diyen Talabani, sürecin yalnızca güvenlik tedbirleriyle değil, siyasi temaslarla da yürütülmesi gerektiğini savundu.
Tahran ziyareti ve olası bir ABD-İran savaşı
Talabani, yakın zamanda İran’a yaptığı ziyarete de değinerek, temaslarının amaçlarından birinin Kürdistan Bölgesi’nin olası yeni bir ABD-İran çatışmasından etkilenmesini önlemek olduğunu söyledi.
İran’ın bölgesel ağırlığına dikkat çeken Talabani, ülkelerin güvenlik kaygılarının ve kırmızı çizgilerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.
“İran çok büyük bir ülke. Bizim hangi ülkelerle ilişkimiz olduğunu biliyor; Amerikalıların, Fransızların burada olduğunu biliyor. İran’ın kırmızı çizgileri var, Çin’in kırmızı çizgileri de belli. Biz o çizgileri aşmamalıyız.”
Talabani, Süleymaniye ve Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi ilişkiler hakkında bazı medya organlarında yer alan yorumlara da karşı çıktı. İran’la görüşmelerin amacının herhangi bir tarafla karşı karşıya gelmek değil, savaş ihtimaline karşı Kürdistan Bölgesi’ni korumak olduğunu söyledi.
ABD-İran müzakereleri: “Bu kez anlaşamayacaklar”
Talabani, ABD ile İran arasındaki gerilime ilişkin değerlendirmelerinde, her iki tarafın müzakere heyetlerinde yer alan kişilerle görüştüğünü belirtti. Görüştüğü isimlerin uzlaşma istediği izlenimini edindiğini ancak taraflar arasında anlaşma sağlanmasının yine de zor göründüğünü söyledi.
Müzakerelerin işleyişine ilişkin değerlendirmesini esprili bir dille anlatan Talabani, tarafların görüşmeler sırasında aynı argümanları tekrarladığını belirterek, onları birkaç saat aynı odada tutup kapıyı kilitleme düşüncesinden söz etti.
Talabani, İran’daki bazı yetkililerin ABD’deki seçim sürecini de hesaba kattığını söyledi. İranlı yetkililerin, ABD Başkanı Donald Trump’ın iş insanı kimliğine atıfta bulunarak acele edilmemesi gerektiğini düşündüklerini aktardı.
İran’da kararların tek bir merkezden alınmadığı yönündeki yorumlara da katılmadığını belirten Talabani, görüştüğü yetkililerin benzer bir yaklaşım sergilediğini söyledi.
KYB Başkanı, Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin Irak ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Irak’ın petrol gelirlerine bağımlı olduğunu hatırlatan Talabani, ekonomik toparlanma için bölgedeki gerilimin azaltılması gerektiğini ifade etti. Son aylarda 14 ülkenin para biriminde devalüasyona gidildiğini de belirtti.
Bağdat’la ilişkiler: “İstikrarlı bir Irak, istikrarlı bir Kürdistan demektir”
Talabani, Irak’taki siyasi yönetim ve Bağdat-Erbil ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerinde, Irak’ın ekonomik ve siyasi istikrarının Kürdistan Bölgesi açısından belirleyici olduğunu söyledi.
Bağdat’taki yeni başbakanı, Kürtlere karşı ırkçı veya önyargılı bir yaklaşım sergilemeyen ve iş dünyası bakış açısına sahip bir isim olarak tanımlayan Talabani, Irak’ın yönetiminde değişim yapılması isteğinin Kürdistan Bölgesi için bir fırsat oluşturduğunu belirtti.
Talabani, geçmişte Irak’ın zayıf olmasının Kürdistan Bölgesi’nin daha güçlü bir konumda bulunmasına katkı sunmuş olabileceğini, ancak mevcut koşullarda Irak’ın istikrarının Kürdistan Bölgesi için de önemli olduğunu söyledi.
“Bugün istikrarlı bir Irak, istikrarlı bir Kürdistan demektir. Zengin bir Irak, zengin bir Kürdistan demektir.”
ABD’nin Irak’ı ekonomik açıdan önemli bir ortak ve fırsat olarak gördüğüne ilişkin değerlendirmeler üzerine Talabani, Irak’ın hem ABD hem de İran’la ilişki kurabilmesi gerektiğini savundu.
“Bölgede kabul etsek de etmesek de bir süper güç var, bu komşumuz İran. Dünyada da bir süper güç var, o da Amerika. Neden her ikisiyle de ilişkin olmasın?”
Talabani’ye göre Irak’ın bölgesel ve uluslararası ilişkilerini tek bir eksene indirgememesi, ülkenin istikrarı ve ekonomik gelişimi açısından önem taşıyor.
Hükümet kurma meselesi: “On altı kez Erbil’e geldim”
Talabani’nin konuşmasında geniş yer verdiği bir diğer başlık, Kürdistan Bölgesi’nde hükümet kurma görüşmeleriydi. KYB’nin Yeni Nesil Hareketi ile yaptığı anlaşmaya yönelik eleştirilere yanıt veren Talabani, bu anlaşmanın KDP açısından da bir fırsat olduğunu savundu.
Talabani, “Bu ciddi bir anlaşma. Kimin için fırsat? Bizzat KDP için fırsat” dedi.
KDP ile KYB arasındaki görüşmelerin uzun süredir sonuç vermediğini belirten Talabani, Erbil’e birçok kez geldiğini ancak somut ilerleme sağlanamadığını söyledi.
“Ben on altı kez Erbil’e geldim. Hiçbir sonuca varamadılar. Aramızda çok büyük bir fark yok. Biri nükleer silah istiyor, diğeri nükleer silaha inanmıyor gibi bir durum yok. Küçük şeyler bunlar.”
Talabani, KYB başkanlığındaki ilk bir buçuk yılında kendisinin de hatalar yaptığını kabul etti. Önemli olanın hata yapmamak değil, hatalardan ders çıkarmak olduğunu belirtti.
Hükümet kurma görüşmelerinde güvenlik konusunun yeterince anlaşılmadığını söyleyen Talabani, buna rağmen siyasi uzlaşmanın mümkün olduğunu savundu. Sorunların çözülemeyecek kadar büyük olmadığını belirterek, “24 saat içinde hükümet görebiliriz” dedi.
KDP’ye mesaj: “Her türlü anlaşmaya hazırız”
Talabani, KDP ile görüşmelerin sürdürülmesi gerektiğini belirterek, taraflar arasında koordinasyon kurulmasının önemine dikkat çekti. KDP’li yetkililer arasında yakın zamanda olumlu bir görüşme gerçekleştiğini, kendisinin de Yeni Nesil Hareketi lideri Şaswar Abdulwahid ile sık sık görüştüğünü söyledi.
KDP içinde uzun yıllara dayanan siyasi ilişkileri ve dostlukları bulunduğunu ifade eden Talabani, önceki dönemlerde de taraflar arasında koordinasyon sağlandığını ve bazı gerilimlerin bu yolla azaltıldığını belirtti. Olası yeni bir savaş durumunda KDP ile birlikte hareket etmeye yönelik hazırlıkları bulunduğunu da söyledi.
Konuşmasının sonunda KDP’ye doğrudan mesaj veren Talabani, KYB’nin KDP’yi tek başına yönetmek istemediğini ve böyle bir gücü de olmadığını ifade etti. Anlaşmaya hazır olduklarını belirten Talabani, parlamentonun yeniden çalışmaya başlaması ve hükümetin kurulması çağrısı yaptı.
“KYB sizi yönetmek istemez, yönetmeye gücü de yetmez. Her türlü anlaşmaya hazırız. Bu bir fırsat. Oturumları yeniden başlatalım. Kalbimiz temiz.”
Talabani’nin konuşmasında Türkiye’deki barış sürecine verilen destek ve İran’daki Kürtler için benzer bir girişimin başlatılması çağrısı öne çıkarken, KYB Başkanı bölgesel gerilimlerin Kürtler açısından riskler kadar siyasi fırsatlar da barındırdığını söyledi.
Talabani ayrıca Kürdistan Bölgesi’nde hükümetin kurulması için KDP ile uzlaşmaya hazır olduklarını yineledi.



