Erbil (Rûdaw) – Rojava’nın Derik ilçesine bağlı Robariya köyü sakinleri, Esad rejiminin yıkılması ardından 50 yıl sonra Araplara verilen topraklarına gitti. Köylüler 'ithal Araplara' verilen topraklarını sürmek isteyince gerginlik yaşandı, asayiş güçleri müdahale etti.
Söz konusu araziler, Baas rejimi döneminde “Arap Kemeri” planı kapsamında Kürtlerin elinden alınmıştı.
Robariya köyü sakini ve Bavê Zana olarak tanınan Ebdulhelîm, Rûdaw bültenine konuk olarak Dilbixwîn Dara’nın sorularını yanıtladı. Bavê Zana, köyün son durumu ve el konulan araziler hakkında ayrıntılı bilgi verdi.
Asayiş güçleri müdahale etti
Bavê Zana’nın verdiği bilgilere göre Robariya köyü sakinleri, traktörlerle “Xemer Arapları”nın elinde bulunan arazilere gitti.
"Xemer Arapları" Esad rejimi döneminde Suriye’nin orta kesiminde köyleri baraj suları altında kalınca Rojava’ya yerleştirilen Araplara halk arasında verilen isim.
Köylüler yaklaşık 250-300 çuval (bölgeye özgü bir arazi ölçü birimi) büyüklüğündeki arazileri sürdü.
Bu adımın ardından Asayiş güçleri köylülere giderek çatışma ve karışıklık çıkmaması için arazi sürme işleminin durdurulmasını istedi.
Asayiş güçlerinin müdahalesi hakkında konuşan Bavê Zana şunları söyledi:
“Asayiş güçleri bize şu an arazi sürmememizi, yakın zamanda yasal yollarla ve ilgili taraflarla birlikte bir çözüm bulacaklarını söyledi.
Asayiş, köy halkına davalarını resmî olarak takip edeceği sözünü verdi. Ancak bizim halkımız da kararlılıkla Xemer Araplarının topraklarımızı sürmesine asla izin vermeyeceğini söyledi.”
“Tapularımız var ama arazilerimizi devlet çiftliklerine dönüştürdüler”
Bavê Zana, Robariya’nın eski ve büyük bir köy olduğunu, yaklaşık 200 ailenin burada yaşadığını belirtti.
Köyün çevresinde Sencaq, Jêlik ve Kêşkê gibi altı köyün daha bulunduğunu aktaran Bavê Zana, toplamda yaklaşık 3 bin çuval büyüklüğünde arazileri olduğunu söyledi. Suriye rejiminin 1974 ve 1975 yıllarında şovenist bir kararla topraklarına el koyduğunu ifade etti.
Arazi belgeleri ve tapular hakkında konuşan Bavê Zana şöyle devam etti:
“O dönemde devlet arazilerimizi işgal ederek devlet çiftliklerine dönüştürdü. Köyümüzdeki 64 ailenin resmî mülkiyet belgeleri (tapuları) devlet tarafından düzenlenmişti ve bu belgeler hâlâ elimizde.
Tapular bizim adımıza olmasına rağmen rejim bu arazileri elimizden aldı ve birkaç yıl sonra Xemer Araplarına verdi. Devlet, bölgemize yaklaşık 104 Arap ailesi getirdi ancak bunlardan yalnızca 40-50 aile burada kaldı, diğerleri gelmedi. Dört Kürt köyünün arazilerini bir Arap köyüne verdiler.”
“Xemer Arapları arazilerimizi satıyor”
Bavê Zana, bugün köylerinde yalnızca 15-20 Arap ailesinin kaldığını ve bu ailelerin de arazileri kendilerinin ekip biçmediğini belirtti.
Kürtlerin topraklarını başka çiftçilere kiraya verdiklerini ya da bölge halkına çok düşük fiyatlarla satmaya çalıştıklarını söyleyen Bavê Zana, bunu geri dönüşten önce para elde etmek amacıyla yaptıklarını ifade etti.
Bölgedeki Kürtlerin bu konudaki tutumunun açık olduğunu vurgulayan Bavê Zana şöyle konuştu:
“Daha önce aramızda ve bölgedeki tüm halk arasında bir karar alınmıştı: Hiç kimse Xemer Araplarının arazilerini satın almayacak. Çünkü bunlar Kürtlerin topraklarıdır ve zorla ellerinden alınmıştır.
Birisi gizlice satın alsa bile kendi cebinden satın almış olur ve zararı kendisine aittir. O gün geldiğinde bu toprakları onların elinden alacağız ve asıl sahipleri kendi topraklarında geçimlerini sağlayacak.”
Bavê Zana, 2004 yılında Kamışlo’da yaşanan ayaklanma sırasında köy halkının da büyük bir direniş gösterdiğini hatırlattı. O dönemde Xemer Araplarının neredeyse tamamının bölgeden kaçtığını, ancak daha sonra bazılarının yönetimin desteğiyle geri döndüğünü söyledi.
“En verimli toprakları bizden aldılar”
Bavê Zana, Baas rejimi döneminde arazilerin nasıl paylaştırıldığına da dikkat çekti.
Onun aktardığına göre devlet, ovanın en verimli, en zengin ve en bereketli topraklarını Araplara verirken Kürtlere yalnızca tepeleri ve taşlık alanları bıraktı.
Bavê Zana bu konuda şunları söyledi:
“En verimli ve bereketli toprakları bizden alıp onlara verdiler. Bize yalnızca taşlık alanlar ve yamaçlar kaldı.
Bu taşların arasında ellerimizle ve hayvanlarımızla mercimek ve nohut ekiyorduk. Buna rağmen devlet gelip ürünlerimize el koyuyordu.
Halkımızı birçok kez tutuklayıp cezaevlerine attılar. Yalnızca kendi topraklarına sahip çıkmak istedikleri için öğretmenlerimiz ve gençlerimiz yıllarca cezaevlerinde kaldı.”
Bavê Zana, Rojava’da Arap Kemeri planı kapsamında topraklarına el konulan tüm köylere birlik çağrısında bulundu.
Bavê Zana, köylülere bu tarihî adaletsizliğe karşı durmaları ve meşru haklarının ihlal edilmesine izin vermemeleri çağrısı yaptı.


