Bodrum (Rûdaw) – Denizde boğularak ölen ve cesedi kıyıya vuran 3 yaşındaki Alan Kurdi’nin dayısı, kimsenin göçmenlerin kanı üzerinden ticaret yapmamasını istedi.
Dün Yunanistan'ın Kos Adası'na gitmek üzere bindikleri iki lastik botun batmasıyla can veren ve sahile vuran cansız bedenler dünyanın gündemine oturdu.
Kobanili Alan Kurdi’nin dayısı Abdullah Şito, felaketin meydana geldiği Bodrum’da Rûdaw’a konuştu.
Kızkardeşiniz ve ailesi ne zaman Rojava’dan çıktı?
Önceleri Şam’da yaşıyorlardı. 2010’da Kobani’ye yerleştiler. Eniştem Abdullah berber dükkanı açmıştı ve bir yıl çalıştı. Ancak iş olmadığını için Türkiye’ye yerleşti. İki yıl boyunca orada çalıştı. Eşi ve çocukları ise bizimle kalıyordu. Devamlı Kobani’ye gelip gidiyordu. Bu yıl ailesini de Türkiye’ye götürdü.
Ne zaman Bodrum’a geldiler?
15 gündür Bodrum’daydılar.
Botun batabileceğini düşünmediler mi?
Gece saat 24.00’te yola çıkmışlar. Beş dakika sonra da bot alabora olmuş. Botun devrilmesinden sonra onları götüren Türk asıllı kişi kaçmış. Kızkardeşim (Alan’ın annesi) Rihan Şito 28, yeğenim Galib 4, Alan da 2 yaşındaydı.
Onları kurtarmaya kim gitmişti?
Olaydan sonra eniştem Abdullah telefonla arayarak, “Galibim boğuldu” dedi. Annesi de Alan’ı bırakmadığı için boğulmuş. Eniştem, “Ona dedim sen de boğulacaksın ama beni dinlemedi ve Alan’ı bırakmadı” dedi. Kızkardeşim de bu şekilde vefat etmiş.
Enişteniz Abdullah’ı kim kurtardı?
Abdullah kendisi yüzerek on dakika sonra kıyıya ulaşmış. Çünkü henüz fazla açılmamışlardı.
Dünyaya bir mesajınız olacak mı?
Diyeceğim şu; bizim başımıza gelen kimsenin başına gelmesin. Dünyada Müslüman varsa dönüp bize bir baksın. Kimse kanımız üzerinden ticaret yapmasın.
Olaydan önce enişteniz ve ailesinin Kanada’ya iltica başvurusunda bulunduğu söyleniyor. Doğru mu?
Abdullah’ın Kanada’da bir kızkardeşi var. Onları yanına aldırmak için talepte bulunmuştu ancak Kanada bu isteğe olumsuz yanıt vermişti. Dün olaydan sonra resmi makamlardan Abdullah’ın kardeşine gidip özür dilemişler ve isterse Abdullah’a Kanada’da oturum vereceklerini iletmişler. Eniştem ise çocuklarını Kobani’de toprağa verip onların yanında kalacağını söylüyor.
Yani Avrupa ya da Kanada’ya gitmek istemiyor mu?
Şimdi perişan halde. Allah yardımcısı olsun!



