Haber Merkezi - Yeni bir araştırmaya göre her beş gençten biri; üzgün, öfkeli, gergin ya da stresli hissettiğinde yapay zeka sohbet robotlarından destek alıyor. Uzmanlar ise bu araçların “yeterince iyi tasarlanmadığında” kullanıcılar üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Araştırma kuruluşu RAND tarafından yayımlanan ve sonuçları AMA Pediatrics dergisinde yer alan çalışmada, yapay zeka kullanımının gençler arasındaki yaygınlığı incelendi.
2025 yılının başlarında yapılan araştırma kapsamında, yaşları 13 ile 17 arasında değişen yaklaşık bin gençle görüşüldü. Katılımcıların önemli bir bölümünün, psikolojik destek ihtiyacı duyduğunda sohbet robotlarına yöneldiği belirlendi.
“Düzenli destek ilişkisi gibi görülmemeli”
RAND Kıdemli Politika Araştırmacısı ve çalışmanın başyazarı Ram M. Bhatia, bulguların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bhatia, “Gençlerin çevrelerindeki insanlarla sağlıklı iletişim kurabilecekleri, kendilerini güvende hissedecekleri destekleyici ilişkiler kurmaları son derece önemli. Bu araçlar ise bu ilişkilerin yerine geçmemeli” dedi.
13-17 yaş grubunda dikkat çeken sonuçlar
Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 12’si son 12 ay içinde en az bir kez yapay zeka tabanlı sohbet robotlarını psikolojik destek amacıyla kullandığını belirtti. Katılımcıların yüzde 63’ü ise söz konusu araçları arkadaşlarına tavsiye edebileceğini ifade etti.
Uzmanlara göre bu durum, gençlerin dijital araçlara duygusal destek için giderek daha fazla yöneldiğini gösteriyor. Ancak bu teknolojilerin güvenli biçimde tasarlanıp tasarlanmadığı konusunda soru işaretleri sürüyor.
“Yapay zekâ psikoloğu” algısı tehlike yaratabilir
Araştırmaya katkı sunan uzmanlardan psikolog Jennifer Doleac, sohbet robotlarının kullanıcıya gerçek bir terapist gibi görünmesinin riskli olabileceğine dikkat çekti.
Doleac, “Bu sistemler kimi zaman kişiye yargılamadan dinleyen, sürekli ulaşılabilir bir destek kaynağı gibi gelebiliyor. Ancak insanlar bu teknolojileri, profesyonel ruh sağlığı desteğinin yerine koymamalı” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan uzmanlar, gelişmiş dil modellerinin gençler üzerinde nasıl bir etki yarattığına ilişkin daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.



