Haber Merkezi - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’e seslenerek, "Özgür Özel ateşe körükle gitmemeli, keskin sirke küpüne zarar verir” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısına katıldı.
Devlet Bahçeli burada yaptığı konuşmada CHP içinde yaşanan gelişmelere değindi. CHP’de Kemal Meclis Hrup toplantısı hangi tarafın düzenleyeceği tartışma konusu olurken Bahçeli’den çağrı geldiç Bahçeli, “Cumhuriyet Halk Partisi, yönetim buhranı içine düştü. Yerelde başlayan çözülme CHP Genel Merkezi'nin çatısına düştü. Hukuki süreçler, meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmektedir. CHP'nin önünde iki ayrı yol vardır. Burada CHP ve Özgür Özel'e düşen, ateşe körükle gidilmemesidir. Keskin sirke küpüne zarar” diye konuştu.
“Barış masası kuruluyormuş gibi yapılıyor”
İran-İsrail savaşını değerlendireen Devlet Bahçeli'nin grup konuşması özetle şöyle:
"Bölgenin kalbine düşen her kıvılcım, ihtimalle yeni cephelere, yeni göçlere neden olmaktadır. Barış çağrısı gölgesinde yeni cepheler açılıyor. Küresel sistemin çivisi çıktı. Adalet terazisinde denge kaçtı, güç dengeleri yerinden oynadı. Ortadoğu'da kazan kaynamaktadır. Bölgemizin kalbine hançerler saplanıyor.
Mesele Tahran'ın meselesi değil. Yarım kalmış emperyal hesaplar var. Türk milleti köşeye sıkıştırılamaz. Türk milletinin karşısına yedi düvel de gelse tarih sahnesinden silinemez. Küresel şer çeteleri iş başında. Gaflete düşmeyeceğiz, fesata karışmayacağız, aynı bayrağın altında yürüyeceğiz.
Siyonist İsrail Lübnan'a yeniden saldırıyor. Gazze'deki işgalci zihniyet Lübnan'da da aynı hain planı uyguluyor. İsrail barışa meydan okuyor. Barış masası kuruluyormuş gibi yapılıyor. ABD İran'la gerilimi artırıyor. ABD diplomasi değil, şantaj yapıyor. Müzakere masasına bomba düşüyorsa şantaj vardır.
“Terörsüz Türkiye süreci hayatidir”
Tam da bu noktada terörsüz Türkiye'nin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Bu süreç milli varlığın zırhıdır, emperyalizm oyununu bozma iradesidir. Tahrik emellerine rıza göstermeyiz. Sınırlarımız ötesinde kurulan her tezgah Ankara'dan görülmektedir. Terörsüz Türkiye süreci hayatidir ve samimiyetle ilerlemektedir.
Belediyelerin rant iddialarıyla anılır hale gelmesi ibretlik bir tablet. Yerlede başlayan bu çözülme CHP'nin çatısına çökmüştür. Genel merkeze sirayet etmiştir. CHP bugün milletin karşısına koltuk kavgasının yönetim krizinin hizip mücadelesinin gölgesiyle çıkmaktadır. Sağ duyu ile karşılanması gereken hukuki süreçlerin meydan okunması alamettir.
"Özgür Özel ateşe körükle gitmemelidir"
Hakikatın aynasında Cumhuriyet Halk Partisi'nin içine düştüğü yönetim buhranı da bütün çıplaklığıyla görülmektedir.
CHP'li belediyeler etrafında uzun süredir biriken şaibe süreçleri, rüşvet, görevi kötüye kullanma, yolsuzluk ve kamu gücünün menfaat ilişkilerine alet edildiği yönündeki peş peşe patlayan vakalar hepimizin malumudur.
Vatandaşa hizmet makamı olması gereken belediyelerin Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında rant iddialarıyla, yönetim zafiyetleriyle ve kamu emanetini taşıyamama garabetiyle anılır hale gelmesi başlı başına bir ibretlik bir tablodur.
Bugün görüyoruz ki yerelde başlayan bu çözülme dönüp dolaşıp Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nin çatısına çökmüştür. Ecdadımız balık baştan kokar demiştir.
CHP'li belediyelerde kendini gösteren savrukluk, şaibe ve yönetim aczi bugün genel merkeze sirayet etmiş, parti yönetiminin içine düştüğü dağınıklığı bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur.
Cumhuriyet Halk Partisi bugün milletin karşısına kendi iç hesaplaşmasının, koltuk kavgasının, mahkeme süreçleriyle düğümlenen yönetim krizinin ve kurumsal aklını tüketen hizip mücadelesinin gölgesiyle çıkmaktadır.
“Siyasi kıyametin büyük alametlerindendir”
Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo siyaseti millete hizmetin şerefli yolu olmaktan çıkarıp kişisel ikbalin, hırsın, öfkenin ve güç gösterisinin dar patikasına sıkıştıran anlayışın neticesidir.
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir siyasi partinin kendi hukukunu, geleneğini, kurumsallığını ve meşruiyet zeminini nasıl aşındırdığı vahim bir manzaradır.
Sağduyuyla karşılanması gereken hukuki süreçlerin meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmesi siyasi kıyametin büyük alametlerindendir.
Parti içi arınma ve durulma ihtiyacının Tehditkar cümleler gölgesinde kalması İdari iflasın vesikasıdır.
İş düğümleri çözmek yerine yağlı urganlara sarılmak kementler ülke gündeminin boynuna ısrarla dolamak aziz milletimize ne fayda getirir?
Buradan açıkça ifade ediyoruz Bizim meselemiz Cumhuriyet Halk Partisi'nin içine düştüğü dağınıklıktan siyasi kazanç üretmek değildir. Bizim meselemiz Türkiye'de siyaset kurumunun ağırlığını, millet iradesinin saygınlığını ve hukukun üstünlüğünü korumaktır.
Ancak görünen köy de kılavuz istememektedir. Cumhuriyet Halk Partisi bugün iki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı merkez, iki ayrı meşruiyet iddiası, muhalefetin gidişatı bakımından kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır.
Bir tarafta hukuki zemine dönme ihtiyacı, toparlanma isteğiyle buluşmaktadır. Diğer tarafta meydan okuma üzerinden güç gösterileri sergilenmekte sokak dili ile parti içi krizi büyütme hevesi gündemin üzerine ağır bir sis misali çökmektedir.
Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve Sayın Özgür Özel'e düşen ateşe körükle gitmek değil aklı selimle hareket etmektir. Zira keskin silki ancak küpüne zarar verir. Cumhuriyet Halk Partisi kendi içindeki çetrefilli itilafı meydanların hararetine terk etmemelidir. Serinkanlılıkla yürütülmesi gereken hukuki süreci kalabalıkların gürültüsüne bırakmamalıdır. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin önünde iki yol vardır. Ya kendi iş meselesini hukuk ve sağduyu zemininde çözecek ya da kendi eliyle büyüttüğü düğümü milletimizin gündemine yeni bir yük olarak taşıyacaktır.”



