Haber Merkezi - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Tülay Hatimoğulları, Kürt ve Alevi sorunlarının Türkiye'nin iki kanayan yarası olduğunu belirterek, bu sorunlar çözülmeden gerçek bir barış ve demokrasinin inşa edilemeyeceğini ifade etti.
Hatimoğulları, İstanbul'da Alevi temsilcileriyle bir araya geldi. Ümraniye Kazım Karabekir Cemevi'ni ziyaret eden Hatimoğulları, burada Alevi temsilcileriyle sohbet ederek toplumun yaşadığı sorunları ve taleplerini dinledi.
Toplantıda konuşan Hatimoğulları, Alevilerin tarih boyunca çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirterek, bu sorunların önemli bir bölümünün bugün kolaylıkla çözülebileceğini ancak gerekli adımların atılmadığını söyledi.
Hatimoğulları, Alevilerin sorunlarının çözümü konusunda birlikte hareket etmenin önemine işaret ederek şöyle konuştu:
"Bugün güncel olarak aslında kolaylıkla aşılabilecek çok mesele var fakat aşılmıyor. Bütün bunları birlikte biz nasıl aşabiliriz? Parti olarak bize düşen görev ve sorumluluklar nelerdir? Bizden talepleriniz nelerdir? Biraz bunları sizlerden dinlemek, duymak ve beraber ne yapabileceğimizi konuşmak istiyoruz."
"Çatışma ve kavgaların iki yıldır bitmiş olması en büyük kazanımımız"
Türkiye'de son iki yıldır kan dökülmediğini belirten Hatimoğulları, çatışmasızlık ortamının toplumun bütün kesimleri açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi.
Hatimoğulları, bu kazanımın yalnızca belirli bir kesime ait olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti:
"Çatışma ve kavgalar iki yıldır bitmiş. Bu, bizim bu dönemdeki en büyük kazanımımız. Toplum olarak Türkler, Kürtler, bütün halkların ortak kazanımıdır bu. Türkiye'de 86 milyon yurttaşımızın kazanımıdır."
"Kürt ve Alevi sorunu Türkiye'nin iki kanayan yarası"
Parti olarak Türkiye'deki sorunları tek bir başlık altında değerlendirmediklerini belirten Hatimoğulları, Kürt sorununun yanı sıra Alevilerin yaşadığı sorunların da demokratikleşmenin önündeki önemli engeller arasında bulunduğunu ifade etti.
Kürt sorununun Türkiye'nin bir gerçeği olduğunu söyleyen Hatimoğulları, Alevilerin yaşadığı sorunlara da dikkat çekerek şöyle konuştu:
"Kürt sorunu bu ülkenin gerçekliğidir, demokratikleşmenin önündeki temel engellerden birisidir. Bu, bir hakikat. Bir o kadar da bu topraklarda Alevi sorunu var. Bu ülkenin iki kanayan yarasından biri Kürt sorunu, biri Alevi sorunu."
Bu sorunların çözülmemesi halinde Türkiye'de gerçek anlamda barış ve demokrasiden söz etmenin zor olduğunu dile getiren Hatimoğulları, barışın toplumun bütün kesimlerinin adalet, özgürlük ve eşitlik içerisinde yaşayabilmesiyle mümkün olacağını belirtti.
Hatimoğulları, "Gerçekten bizim kanayan yaramız ve bu sorunlar çözülmediği sürece Türkiye'de gerçek bir barıştan, gerçek bir demokrasiden söz etmek hakikaten son derece zor. 86 milyon yurttaşımız adalet, barış ve özgürlükler içinde yaşadığı zaman barış olur. Gerçek barışın bizim açısından da anlamı budur" dedi.
"Alevileri dinlemeden barış inşa edemezsiniz"
Türkiye'de iki yıldır devam eden sürecin zaman zaman ciddi biçimde yavaşladığını belirten Hatimoğulları, TBMM bünyesinde kurulan komisyonun çalışmalarına da değindi.
Komisyonda farklı siyasi kesimlerin temsilcilerinin, kanaat önderlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve demokratik kitle örgütlerinin dinlendiğini hatırlatan Hatimoğulları, Alevi temsilcilerinin komisyonda yer almamasına yönelik eleştirileri gündeme getirdi.
Alevi temsilcileriyle gerçekleştirdikleri toplantılarda en sık dile getirilen sorulardan birinin, Alevilerin neden komisyonda dinlenmediği olduğunu belirten Hatimoğulları, bu eleştirinin haklı olduğunu söyledi.
Hatimoğulları, konuyu iktidara da defalarca ilettiklerini belirterek şöyle konuştu:
"En son biliyorsunuz, parlamentoda bir komisyon kuruldu. Türkiye'deki farklı siyasi kesimlerin temsilcileri, kanaat önderleri, sivil toplum örgütleri ve demokratik kitle örgütleri belli ölçülerde dinlendi ancak Alevi canlarımızla yaptığımız bütün toplantılarda bize yöneltilen temel eleştiri, 'Alevilerin temsilcileri neden komisyonda dinlenmedi?' sorusu oldu. Bu, çok haklı bir soru. Biz de iktidara defalarca bu soruyu yönelttik ve neden dinlenmediklerini sorduk."
Alevilerin barış sürecinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu topraklarda yaşayan, bu inanca mensup milyonlarca yurttaşımızı dinlemeden olmaz. Alevilerle konuşmadan barış inşa edemezsiniz."



