Haber Merkezi - Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Abdurrahman Ergin, Sur ilçesine bağlı Kervanpınar Mahallesi’nde köylülerin Güneş Enerjisi Santrali (GES) projelerine karşı başlattığı mera nöbetine destek verdi. Ergin, 540 dönümü aşkın mera alanının projelere tahsis edilmesine tepki göstererek çalışmaların hukuki süreçler sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını istedi.
Saadet Partisi Diyarbakır İl Teşkilatı, Sur ilçesine bağlı Kervanpınar (Arzoxlî) Mahallesi’nde köylülerin ortak kullanımındaki 540 dönümü aşkın mera alanının Zenkar 1 ve Zenkar 2 Güneş Enerjisi Santrali (GES) projelerine tahsis edilmesine karşı başlattığı mücadeleye destek verdi.
Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Abdurrahman Ergin ve beraberindeki heyet, meralarının projelere tahsis edilmesine karşı günlerdir çadır nöbeti tutan köylüleri ziyaret etti.
Ziyaretin ardından açıklama yapan Ergin, köylülerin aylardır meralarını, geçim kaynaklarını ve geleceklerini korumak için mücadele ettiğini belirterek, söz konusu alanın yüzlerce insanın geçimini sağladığı ortak kullanım alanı olduğuna dikkat çekti.
Köylülerin hayvancılık faaliyetlerinin tehlikeye girdiğini ifade eden Ergin, açıklamasında şu soruları yöneltti:
“Bu insanların meraları ellerinden alınırsa hayvanlarını nerede otlatacaklar? Hayvancılığı nasıl sürdürecekler? Üretim imkânları ortadan kaldırılan bu insanlar geçimlerini nasıl sağlayacaklar? Sonunda köylerini terk etmek zorunda kalırlarsa bunun sorumluluğunu kim üstlenecek?”
“Yatırımlara karşı değiliz ama köylüler de korunmalı”
“Bir avuç şirketin kazanç beklentisinin” yüzlerce insanın geçim hakkından daha değerli olamayacağını vurgulayan Ergin, yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını ancak bu yatırımların köylülerin yaşam alanlarını ve üretim imkanlarını ortadan kaldırmaması gerektiğini söyledi.
Ergin, “Biz elbette yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı değiliz. Ancak kalkınma adı altında üreticinin toprağını, köylünün merasını ve insanların yaşam alanlarını gözden çıkaramayız. Enerji yatırımları yapılırken kamu yararı, üretim dengesi, çevre ve en önemlisi vatandaşın hakları gözetilmelidir” ifadelerini kullandı.
“Proje alanının yakınında doğal sit alanı bulunuyor”
Köylülerin aktardığı bilgilere göre proje alanının yakınında arkeolojik ve doğal açıdan korunması gereken bölgeler bulunduğunu belirten Ergin, GES yapılmak istenen alanın yanı başında Doğal Sit Alanı olduğunu da kaydetti.
Devam eden hukuki süreçlere ve bölgeye ilişkin iddialara dikkat çeken Ergin, sahadaki çalışmaların sürdürülmesini eleştirerek, “Devam eden hukuki süreçler ve bu ciddi iddialar ortadayken sahadaki çalışmaların sürdürülmesi kabul edilemez” dedi.
“Diyarbakır bir kez daha sahipsiz bırakılıyor”
Diyarbakır'daki sorunlara da değinen Ergin, kentteki vatandaşların farklı alanlarda mağduriyet yaşadığını belirterek, yetkililerin bu sorunlara çözüm üretmediğini savundu.
Ergin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Asıl üzücü olan ise Diyarbakır’ın bir kez daha sahipsiz bırakılmasıdır. Şehrimizin insanı merasını korumak için çadır kuruyor, çiftçisi üretim yapabilmek için mücadele ediyor, esnafı ayakta kalmaya çalışıyor, trafik ve altyapı sorunu insanımızı canından bezdiriyor. Vatandaşlarımız sorunlarına çözüm beklerken iktidarın bu mağduriyetleri görmezden gelmesi kabul edilemez. Halkın oyuyla görev ve yetki alanların öncelikli sorumluluğu, halkın yanında olmak ve sorunlarına çözüm üretmektir.”
TBMM'ye taşıyacaklarını açıkladı
Saadet Partisi olarak Kervanpınar'daki mera sorununu milletvekilleri aracılığıyla gündeme taşıyacaklarını ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) takipçisi olacaklarını belirten Ergin, mera tahsisleri ile izin ve ruhsat süreçlerinin yeniden incelenmesini istedi.
Ergin, hukuki süreçler tamamlanana ve köylülerin hakları güvence altına alınana kadar sahadaki çalışmaların durdurulması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Mera tahsislerinin, izin ve ruhsat süreçlerinin ve kamu yararı değerlendirmelerinin yeniden incelenmesini; hukuki süreçler sonuçlanıncaya ve vatandaşlarımızın hakları güvence altına alınıncaya kadar sahadaki çalışmaların durdurulmasını istiyoruz. Zira devam eden çalışmalar yalnızca köylülerimizin mağduriyetini artırmakla kalmamakta, arazinin doğal yapısına da zarar vererek telafisi güç sonuçlara yol açma riski taşımaktadır.”
Şehir yönetiminde önceliğin halkın haklarını korumak olması gerektiğini savunan Ergin, kent kaynaklarının ve ortak değerlerinin belirli şirketlerin çıkarlarına tahsis edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Ergin, “Bizim şehir yönetimi anlayışımızda makamlar birilerinin menfaatini korumak için değil, milletin hakkını korumak için vardır. Şehrin kaynakları da toprağı da ortak değerleri de bir avuç yandaşın değil, bütün Diyarbakır halkınındır” dedi.
Açıklamasının sonunda Kervanpınar halkının mücadelesine destek vermeyi sürdüreceklerini belirten Ergin, “Kervanpınar (Arzoxlî) yalnız değildir. Köylülerimizin haklı mücadelesinin yanındayız ve takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.
Ergin, açıklamasını “Şirketin menfaatine değil, halkın hakkına! Ranta değil, üretime! Meralarımıza dokunmayın!” sözleriyle tamamladı.

.webp&w=3840&q=75)
