Haber Merkezi – CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, mutlak butlan kararı sonrası Kılıçdaroğlu dönemi Parti Meclisi (PM) üyelerinin katılması beklenen PM toplantısının ertelenmesine tepki göstererek “Bu yöntem de, bu dil de, bu anlayış da kabul edilemez. Bir kurumsal partiyi bu hale düşürmeye kimsenin hakkı yoktur” dedi.
CHP’de mutlak butlan kararı sonrası başlayan Parti Meclisi ve yetki tartışmalarına CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da katıldı.
Kılıçdaroğlu dönemi Parti Meclisi üyelerinin katılması beklenen toplantının ertelenmesine tepki gösteren Tanrıkulu, CHP Genel Başkanlık antetli ancak imzasız yayımlanan bilgilendirme metnini eleştirdi.
“Yazının altında imza yok, muhatabı belli değil”
Tanrıkulu, olağanüstü bir süreçten geçildiğini belirterek anlık konuşmak istemediğini, ancak kendisiyle de ilgili talepler gündeme geldiği için sessiz kalmasının kabul anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi.
CHP Genel Başkanlık antetli yazının altında imza bulunmadığını vurgulayan Tanrıkulu, “Kime hitaben yazıldığı belli değil ve muhatapları Parti Meclisi üyeleri; yani benim de içinde bulunduğum Parti Meclisi üyeleri” dedi.
Tanrıkulu, “Kurumsal olarak böyle bir yazı yazılamaz. Nasıl yazdınız? Kime yazdınız?” sözleriyle tepki gösterdi.
“Biz gidip tebligatı kimden alacağız?”
Söz konusu yazıda, Parti Meclisi üyelerinin görevlendirilmelerine ilişkin yazının henüz ilgili kamu kurumundan tebliğ alınmadığı gerekçesiyle toplantı tarihinin belirlenemediği ifade edilmişti.
Tanrıkulu, bu gerekçeye karşı çıkarak, “Biz gidip bu tebligatı kimden alacağız? İcra dairesine mi gideceğiz? Bu mudur kurumsal anlayış? Bugüne kadar partide işler böyle mi yürüdü?” dedi.
Tanrıkulu, ortada hukuk dışı bir mahkeme kararı bulunduğunu ve yasaya aykırı bir sürecin işletildiğini savundu.
Ancak bu sürecin muhatabının milletvekilleri ya da Parti Meclisi üyeleri olmadığını belirten Tanrıkulu, “Bunun muhatabı CHP Genel Merkezi’dir, partinin kurumsal kimliğidir” ifadelerini kullandı.
Tanrıkulu, ilgili kurumun yazısını CHP Genel Merkezi’ne göndermesi gerektiğini belirterek, “4 Kasım öncesi PM üyeleri bunlardır der; sonrasında partinin kurulları gereğini yapar” dedi.
“Akıl tutulmasıdır”
Tanrıkulu, kişisel olarak gidip tebligat almasının beklenemeyeceğini belirterek, “Ben Sezgin Tanrıkulu olarak Ankara’da icra dairesine gidip ‘Buyurun, bana tebligat verir misiniz?’ mi diyeceğim?” ifadelerini kullandı.
Bu yaklaşımın CHP gibi köklü ve kurumsal bir partiye yakışmadığını söyleyen Tanrıkulu, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Ayıptır; akıl tutulmasıdır. Bu yöntem de, bu dil de, bu anlayış da kabul edilemez. Kim bu aklı veriyorsa yanlıştır. Bir kurumsal partiyi bu hale düşürmeye kimsenin hakkı yoktur.”
