Erbil (Rûdaw) - CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, Rûdaw bültenine katılarak mutlak butlan kararı ve partideki son siyasi ve hukuki gelişmeleri değerlendirdi.
Tezcan, alınan mutlak butlan kararının hukuki bir dayanağı olmadığını belirterek süreci "sivil darbe" olarak nitelendirdi.
Söz konusu kararların hukukla izah edilemeyeceğini savunan CHP’li Tezcan, şunları söyledi:
"Hukuka uygun, hukukla tarif edilebilecek, izah edilebilecek hiçbir yanı yok. Bu karar sıradan bir siyasi karar olarak da tarif etmek yetersiz kalacaktır. Bu çok açık bir şekilde siyasete darbeyi planlayan yargı eliyle sivil darbe planlamasının, planının bir parçasıdır. Tabii ki siyasi bir müdahale vardır, o siyaset Saray'da şekillenen siyasettir."
"Akın Gürlek, Erdoğan’ın seyyar giyotinidir"
Tezcan, yargı süreçlerinin arkasındaki ismin Adalet Bakanı Akın Gürlek olduğunu iddia ederek şöyle devam etti:
"Bu siyasi operasyonun orkestra şefi, herkes çok iyi biliyor ki Adalet Bakanlığı koltuğunda oturan Akın Gürlek’tir.
Mahkemelere talimat veren odur. Hatta bu butlan kararı çıkmadan 15 gün önce Ceza Mahkemesi yargılaması kararının beklenmesine gerek yok diye İstinaf Mahkemesi'ne açıkça talimat veren Akın Gürlek’tir. Akın Gürlek, Erdoğan’ın önce seyyar giyotin olarak kullandığı İstanbul’da Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı’dır. Bütün problemli, bütün sorunlu hukuk dışı kararlarda imzası olan biridir. Selahattin Demirtaş kararından tutun Osman Kavala kararına kadar..."
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu operasyonlarla iktidarını uzatmayı hedeflediğini savunan Tezcan, şu ifadeleri kullandı:
"Sonuç itibarıyla bu orkestra şefini önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı yapan, ondan sonra da getirip Adalet Bakanı (Bakan Yardımcısı) yaparak bütün bu operasyonları Türkiye’de yürütmek üzere yetkiyle donatan Erdoğan’ın kendisidir. Peki bunu yapmakta Erdoğan’ın faydası nedir derseniz; çok açık, kaybetmekten korkuyor. İlk defa kurulduğu günden bu yana AK Parti ikinci parti olmuştur. İlk defa 31 Mart seçimlerinde kaybetmiştir. İlk defa anketlerde Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybedeceği açık biçimde ortaya çıkmıştır."
"Majestelerinin muhalefetini dizayn etmek istiyorlar"
Bülent Tezcan, iktidarın muhalefeti kendi kontrolüne çekmeye çalıştığını savunarak sözlerini şöyle tamamladı:
"Sandıkta kaybedeceğini gördüğü için, kaybetme seçeneğini siyasi olarak ortadan kaldırma imkanı kalmadığı için bir yargı operasyonuyla, bir sivil darbe girişimiyle bu süreci yürütmektedir. Önce 19 Mart darbe girişimiyle Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu tutsak almıştır. O zaman Cumhuriyet Halk Partisi’ni dağıtacağını düşünmüştü. Ancak Genel Başkanımızın öncülüğünde çok güçlü bir toplumsal muhalefetin ve meydan siyasetinin ne kadar etkili olduğunu görünce; ikinci proje olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni parçalamak ve teslim almak gibi bir projeyi önlerine koymuşlardır. Şimdi yapmaya çalıştıkları şey 'majestelerinin muhalefeti'.
Cumhuriyet Halk Partisi gibi bir partiyi Saray'ın kontrolüne sokup Erdoğan’ın kontrolünde bir muhalefet dizayn etmektir. Yani rakibini kendisinin belirlediği, rakip partinin hangi şekilde genel başkanını dahi kendisinin belirleyeceği bir siyaseti Erdoğan kurgulamak istiyor. Dolayısıyla Erdoğan bu süreci iktidarını uzatmanın aracı olarak görüyor."


