Erbil (Rûdaw) - Fransa, Manş Denizi üzerinden İngiltere’ye yönelik yasadışı göç akınını durdurmak için Avrupa Birliği’ni (AB) göreve çağırdı.
Paris yönetimi, krizin "ikili bir mesele" olmaktan çıkarılıp "Avrupa meselesi" olarak kabul edilmesini ve ortak bir güvenlik stratejisi izlenmesini talep ediyor.
Avrupa’nın en kanlı göç rotalarından biri haline gelen Manş Denizi’ndeki kriz, diplomatik bir boyuta evrildi.
Fransa İçişleri Bakan Yardımcısı Marie-Pierre Vedrenne, AB mevkidaşlarıyla yaptığı toplantıda, Manş Denizi kıyılarının aslında AB’nin bir dış sınırı olduğunu hatırlatarak kritik mesajlar verdi.
"Avrupa düzeyinde diyalog şart"
Bakan Yardımcısı Vedrenne, Manş Denizi’ndeki göçmen trafiğinin tek başına Fransa’nın omuzlarına yüklenemeyeceğini belirterek, "Burada söz konusu olan AB’nin dış sınırıdır. Bu nedenle karşı karşıya olduğumuz durum tam bir 'Avrupa meydan okumasıdır'. Çözüm için Brüksel merkezli kolektif bir diyaloğa ihtiyacımız var" dedi.
Brüksel’den yeni plan bekleniyor
Avrupa Komisyonu, Manş Denizi’ndeki kaçak geçişleri ve insan kaçakçılığını önlemek amacıyla 27 üye ülkeyi kapsayan kapsamlı bir plan hazırlığında. Fransa, bu planla birlikte özellikle, Polis birimleri arasında daha güçlü koordinasyon, insan kaçakçılığı şebekelerine karşı ortak operasyonel destek ve sınır güvenliği için teknolojik ve mali kaynak artışı bekliyor.
İstatistikler korkutuyor: 41 bin geçiş
Veriler, krizin ciddiyetini gözler önüne seriyor. Sadece geçtiğimiz yıl, hayati tehlikeyi göze alarak botlarla Manş Denizi’ni geçen göçmen sayısı 41 bini aştı. Bu rakam, kayıtların tutulmaya başlandığı 2018’den bu yana görülen en yüksek ikinci seviye olarak tarihe geçti.
"Bire bir" takas planı uzatıldı
Fransa ve İngiltere, geçtiğimiz Çarşamba günü "bire bir" (one-for-one) modelini uzatma kararı aldı. Bu model kapsamında İngiltere, sığınma hakkı bulunmayan kişileri Fransa’ya iade ederken; Londra yönetimi de Fransa’dan mülteci statüsü alma şansı yüksek olan aynı sayıda kişiyi yasal yollarla kabul etmeyi taahhüt ediyor.
Ancak Paris, bu tür ikili anlaşmaların yeterli olmadığını, AB’nin İngiltere ile kurduğu resmi ilişkilerde göçmen meselesini "ana gündem maddesi" yapması gerektiğini savunuyor.



.jpg&w=3840&q=75)