Haber Merkezi - ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerin nihai bir anlaşmayla sonuçlanmaması halinde Tahran'a yönelik askeri operasyonların yeniden başlatılabileceğini söyledi.
Trump, ABD ile İran arasında varılan son mutabakata ilişkin değerlendirmelerini New York Times gazetesine verdiği röportajda paylaştı.
Başkan Trump, anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nda “kalıcı ve ücretsiz geçiş” imkânı sağlayacağını savunurken, İran'ın nihai nükleer anlaşmaya yanaşmaması durumunda askeri seçeneğin yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.
“Ortadoğu'nun dengeleri değişti”
Trump, İran'a yönelik saldırılar ile Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma girişiminin ardından uygulanan deniz ablukasının bölgedeki güç dengelerini ABD lehine değiştirdiğini öne sürdü.
Yeni mutabakatın İran'ın nükleer silah geliştirmesini ya da edinmesini engelleyeceğini savunan Trump, anlaşmanın, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan daha güçlü olduğunu ileri sürdü.
Trump ayrıca İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl süreyle askıya alması konusunda görüşmelerin sürdüğünü, ancak 15 yıllık bir süreyi de kabul edebileceğini ifade etti.
ABD Başkanı, İran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesinin yalnızca sivil amaçlarla kullanılabilecek düşük seviyelerle sınırlandırılmasının hedeflendiğini belirterek, bu kapasitenin “askeri amaçlara hiçbir şekilde hizmet etmeyecek düzeyde” tutulacağını söyledi.
Netanyahu'nun itirazlarına rağmen mutabakat
Trump, İran ile sağlanan mutabakatın, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun itirazlarına rağmen gerçekleştiğini ifade etti.
Müzakerelerin kritik aşamasında İsrail'in Beyrut'a yönelik saldırısını da eleştiren Trump, bunun “gerçekleşmemesi gereken bir adım” olduğunu dile getirdi.
Netanyahu için “çok zor bir adam” ifadesini kullanan Trump, şunları söyledi:
“Dürüst olmak gerekirse, bunu yaptığımız için bize teşekkür etmeli. Çünkü İran'ın nükleer silahı olsaydı İsrail iki saat bile ayakta kalamazdı.”
Trump'ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında yürütülen müzakerelerin geleceğine ilişkin belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde geldi. ABD yönetimi, İran'ın nükleer programına kalıcı sınırlamalar getirecek kapsamlı bir anlaşma hedeflediğini belirtirken, Tahran ise yaptırımların kaldırılmasını müzakerelerin temel şartı olarak görüyor.



.jpg&w=3840&q=75)