Haber Merkezi - New York Times’ın Washington’daki yetkililere dayandırdığı haberine göre İsrail istihbaratı, İran’ın düşmanlarına karşı kimyasal silah kullanma seçeneğini değerlendirdiği iddiasını içeren hassas bilgileri ABD’ye iletti. ABD yönetiminde bazı yetkililer bu uyarıyı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Washington üzerindeki baskı politikasının parçası olarak değerlendirirken, bazıları ise tehdidin göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor.
New York Times gazetesi, İsrail istihbaratının İran’ın kimyasal silah kullanma ihtimaline ilişkin bilgileri ABD ile paylaştığını yazdı.
Washington’daki yetkililere dayandırılan haberde, İsrail istihbaratının Tahran yönetiminin düşmanlarına karşı kimyasal silah kullanma seçeneğini değerlendirdiğine ilişkin hassas bilgiler sunduğu belirtildi.
ABD’li bazı federal yetkililer, İsrail’in bu girişimini İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD Başkanı Donald Trump yönetimini İran’a karşı daha geniş çaplı bir savaşa yeniden yönlendirme çabasının parçası olarak değerlendiriyor.
Diğer bazı yetkililer ise özellikle Tahran’ın ABD çıkarlarına yönelik devam eden tehditleri nedeniyle bu tür uyarıların göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor.
Irak’ın kimyasal silah iddiaları yeniden gündemde
İstihbarat bilgilerinin ABD’li yetkililerin bir bölümüne iletilmesi, 2002 yılında Irak’ın “kitle imha silahlarına” sahip olduğu yönündeki tartışmalı istihbarat iddialarını yeniden hatırlattı.
Söz konusu dönemde kimyasal ve biyolojik silahların bulunduğu iddiası, Irak’a yönelik işgalin gerekçeleri arasında gösterilmişti.
İran ise kimyasal silah sahibi olduğunu resmen reddediyor. Tahran yönetimi, 1980-1988 yılları arasındaki İran-Irak Savaşı döneminde sahip olduğu kimyasal silah kapasitesini tamamen ortadan kaldırdığını açıklamıştı.
ABD istihbarat kurumları, İran’ın kimyasal silahlar üzerine araştırmalar yürüttüğünü doğrulasa da Tahran’ın hangi koşullarda böyle bir silaha başvurabileceği konusunda ciddi belirsizlikler bulunuyor.
Eski bir İranlı yetkili, Tahran’ın bu tür silahları ancak ABD veya İsrail’in ülkeye nükleer saldırı düzenlemesi halinde kullanmayı değerlendirebileceğini belirtmişti.
İsrail’de kimyasal saldırı hazırlığı yapılmadı
İsrail içindeki askeri kaynaklar, ülke genelinde acil durum tatbikatları düzenleyen İç Cephe Komutanlığı’nın olası bir kimyasal saldırıya karşı herhangi bir talimat veya hazırlık çalışması yürütmediğini, vatandaşlara yönelik bir uyarıda da bulunmadığını aktardı.
Bu durumun, Körfez ülkelerinin de söz konusu istihbarat bilgilerine şüpheyle yaklaşmasına neden olduğu ve bazı çevrelerin bu bilgileri ciddiyetten uzak olarak nitelendirdiği belirtildi.
ABD’nin bölgede üç uçak gemisi bulunuyor
İstihbarat tartışmaları, ABD ordusunun bölgede üç büyük uçak gemisi konuşlandırdığı bir dönemde yaşanıyor. Bu gemiler arasında USS George Washington uçak gemisi de bulunuyor.
Federal kaynaklara göre ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ara seçimlerin sona ermesinin hemen ardından İran’daki hedeflere yönelik yoğun ve kısa süreli bir saldırı düzenlenmesini öngören kapsamlı bir plan hazırladı.
Trump yönetiminde İran konusunda görüş ayrılığı
Askeri hazırlıkların yanı sıra, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılarını durdurmasını sağlayacak bir anlaşmaya varılması amacıyla yoğun diplomatik girişimler de yürütülüyor.
Trump yönetimi içinde İran’a yönelik izlenecek politika konusunda iki farklı yaklaşım bulunuyor.
Bir grup, İran hükümetini içeriden çöküşe sürüklemek amacıyla daha ağır ekonomik yaptırımlar ve abluka uygulanmasını savunuyor.
Diğer grup ise İran’ın uluslararası deniz taşımacılığına yönelik tehditlerini artırarak, ani bir askeri darbe olmadan geri adım atmayacağını gösterdiği görüşünde.



