Erbil (Rûdaw) - ABD’de milyonlarca seçmen, Kongre’nin kontrolünü belirleyecek ara seçimler için sandık başına gitti. Seçimler, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk iki yılına ilişkin bir değerlendirme olarak görülüyor. Sonuçlar yalnızca Washington’daki siyasi dengeleri değil; İran savaşı, Ukrayna, NATO, Çin ve küresel ekonomi gibi uluslararası başlıkları da etkileyebilir.
ABD’de ara seçimler, Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminin ortasında yapılması nedeniyle büyük önem taşıyor. Seçmenler, Cumhuriyetçilerin Kongre’deki çoğunluğunu koruyup koruyamayacağına ya da Demokratların Trump yönetimine karşı daha güçlü bir denetim mekanizması elde edip edemeyeceğine karar verecek.
Seçimlerde Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı, Senato’nun 100 sandalyesinden 35’i için oy kullanılıyor. Ayrıca valilikler, eyalet parlamentoları ve yerel yönetimlerdeki bazı görevler de seçimlerin gündeminde.
Temsilciler Meclisi ve Senato’dan oluşan Kongre, ülkenin yasama organı. Kongre yasaları ve federal bütçeyi onaylıyor, yönetimin faaliyetlerini denetliyor. Cumhuriyetçiler şu anda her iki kanatta da çoğunluğa sahip. Demokratların çoğunluğu geri alabilmesi için Temsilciler Meclisi’nde 3, Senato’da 4 sandalye kazanması gerekiyor.
Trump’ın ilk iki yılına ilişkin bir değerlendirme
Trump, Ocak 2025’te Beyaz Saray’a dönmesinden bu yana göç, gümrük vergileri, kamu yönetiminin yeniden yapılandırılması ve dış politika alanlarında kapsamlı adımlar attı. Bu politikalar Cumhuriyetçi tabanından destek görürken, ülke genelinde tepkilere de yol açtı.
Trump, 2 Kasım’da Washington’da yaptığı konuşmada seçmenlere Demokrat adayları reddetme çağrısında bulundu. Demokratları ABD karşıtı olmakla suçlayan Trump, destekçilerinden oy pusulasında kendi adının bulunduğunu varsaymalarını istedi.
Reuters/Ipsos’un 2 Kasım tarihli ortak anketine göre Trump’ın kamuoyu desteği yüzde 32’ye geriledi. Aynı ankette Kongre seçimlerinde katılımcıların yüzde 46’sı Demokratları, yüzde 38’i ise Cumhuriyetçileri desteklediğini belirtti. Ekonomik koşullar ve İran’la yaşanan savaşın ardından yükselen enerji fiyatları, seçmenlerin öne çıkan kaygıları arasında yer aldı.
Demokratlar ve Cumhuriyetçiler seçmene ne vaat ediyor?
Demokratların Temsilciler Meclisi lideri Hakeem Jeffries, Trump yönetimini özellikle hayat pahalılığı ve savaş politikaları üzerinden eleştirdi.
Jeffries, çoğunluğu kazanmaları halinde sağlık güvencesine yönelik kesintileri durduracaklarını, sağlık yardımlarını yeniden sağlayacaklarını, İran’la savaşı sona erdirmeye çalışacaklarını ve Trump yönetimi hakkında soruşturmalar başlatacaklarını söyledi.
Temsilciler Meclisi Başkanı Cumhuriyetçi Mike Johnson ise Michigan’daki seçim kampanyasında yarışın yalnızca vergi ve dış politika tartışması olmadığını savundu. Johnson, Demokratların zaferinin ülkeyi tehlikeli bir siyasi yola sürükleyeceğini ileri sürerek seçmenlerden Cumhuriyetçilere destek istedi.
Demokratlar çoğunluğu kazanırsa ne değişebilir?
Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etmesi, Trump yönetimi üzerindeki denetim yetkilerini artıracak.
Komisyon başkanlıklarını devralabilecek Demokratlar, yönetim yetkililerini ifade vermeye çağırabilecek ve İran savaşı, askeri harcamalar ile göç politikaları gibi konularda soruşturmalar yürütebilecek.
Temsilciler Meclisi, başkan hakkında azil sürecini de başlatabilir. Ancak başkanın görevden alınması için Senato’da üçte iki çoğunluk gerekiyor.
Senato’nun kontrolünün Demokratlara geçmesi halinde ise Trump’ın büyükelçi, federal yargıç ve Yüksek Mahkeme yargıcı adaylıklarının onaylanması zorlaşabilir. Buna rağmen başkanın veto yetkisi ve dış politikadaki yürütme yetkileri devam edecek.
Seçimlerin uluslararası etkileri
ABD ara seçimlerinin sonuçları, Washington’un dış politika önceliklerini ve uluslararası ilişkilerini de etkileyebilir.
İran savaşı ve Hürmüz Boğazı
ABD ile İran arasında Şubat 2026’da başlayan askeri çatışma, seçimlerin en önemli dış politika başlıklarından biri. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, küresel petrol ve doğal gaz sevkiyatını etkileyerek enerji fiyatlarını yükseltti.
Demokrat Senatör Chris Murphy, Washington’un gündemindeki gizli askeri planı eleştirirken, Trump yönetiminden ise yeni bir askeri operasyon için acele edilmediği yönünde açıklamalar geldi. Yönetim içinde askeri seçenekler ve ekonomik baskının sürdürülmesi konusunda farklı yaklaşımlar bulunuyor.
Ukrayna savaşı ve NATO
Kongre’deki güç dengesi, ABD’nin Ukrayna’ya sağlayacağı askeri ve mali desteği etkileyebilir. Demokratların çoğunluğu, yardımların azaltılmasına karşı daha güçlü bir denetim oluşturabilir.
Cumhuriyetçilerin kontrolü sürdürmesi ise Trump’ın Avrupalı NATO üyelerinden savunma harcamalarını artırmaları yönündeki baskısını kolaylaştırabilir.
Çin ve küresel ticaret
ABD ile Çin arasındaki teknoloji, yapay zekâ, Tayvan ve ticaret rekabeti seçimlerden etkilenebilecek başlıklar arasında. Kongre’deki olası değişim, Trump’ın gümrük vergileri ve ticaret politikalarının denetlenmesini gündeme getirebilir. Bu politikalar, ABD ile ticaret yapan ülkeleri ve uluslararası tedarik zincirlerini de etkiliyor.
İsrail ve Ortadoğu
Kongre, İsrail ve Körfez ülkelerine yönelik askeri yardımlar, silah satışları ve büyük savunma anlaşmalarında önemli rol oynuyor. Demokratların çoğunluğu, Washington’un bölgedeki askeri işbirliklerine yönelik denetimini artırabilir.
Kongre ayrıca yaptırımların uygulanması ve kaldırılması ile uluslararası insani yardım ve kalkınma bütçelerinin belirlenmesinde de etkili. Bu nedenle seçim sonuçları, İran, Rusya ve Çin’e yönelik politikaların yanı sıra ABD’nin farklı bölgelerdeki yardım programlarına da yansıyabilir.



