Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve eski Parlamento Başkanı Usame Nuceyfi, Kürdistan Bölgesi’nin bağımsızlığına ilişkin, “Bağımsızlık konusunda kararı Kürdistan Bölgesi halkı verecek. Biz de bunu saygıyla karşılayacağız” dedi.
Nuceyfi, Şiiler arasında Kürdistan Bölgesi’ne saldırmayı düşünen gruplar olduğunu söyledi.
Musul operasyonuna dair değerlendirmelerde bulunan Nuceyfi, “Musul konusunda endişeliyiz. Kente giren bazı gruplar, kentin inancıyla bağdaşmayan sloganlar atıyor, bayraklar asıyor” ifadesini kullandı.
Başika’da bulunan Türk askerleriyle ilgili ise Nuceyfi, “Türk güçlerinin Başika’dan çekilmesine karar verildi ancak bu karar Musul’da kontrol sağlandıktan sonra uygulanacak” diye konuştu.
Usame Nuceyfi, gündeme ilişkin Rûdaw'ın sorularını yanıtladı.
Musul’u kurtarma operasyonu hangi aşamada?
Musul’un terörist gruplar tafarından işgal edilmesi Irak, bölge ve bütün dünya için büyük bir felakete yol açtı. İşgal sonrası Musul terörün karargahı haline geldi. Söz konusu operasyonda özellikle Bağdat ve Erbil arasında işbirliğinin sağlanması önemliydi.
Irak Ordusu, Ninova’ya kadar ilerledi. Musul halkının güvenlik güçlerine ulaştırdığı istihbaratla destek vermesi ve bizi sıcak karşılamaları operasyonda kolaylık sağladı. Musul’un doğusunu kontrol etmekle büyük bir adım atmış olduk. Geriye şehrin batısı kaldı. Bizi bekleyen zorluklara rağmen orda da başarılı olmayı umuyoruz.
Musul’un batısındaki zorluklar nelerdir?
Kentte çok sayıda engel var. Kontrol edilen bölgelerde güvenliği sağlamak, halkla yönelik davranış ve muamele, sağlanması gereken hizmetler, ekonomik alanda yatırımlar gibi başlıca sorunlar mevcut. Ancak yetkililerin vurdumduymaz tavırları ve net olmamaları bölgede halkında endişe yaratıyor. Kentin doğusunda halen aralıklı saldırılar düzenleniyor. O bölgede uyuyan hücreler var.
Bazı Sünni taraflar Heşdi Şabi güçlerinin de Musul operasyonuna katılmasını öneriyor. Heşdi Şabi ise kentin batısı için hazırlanıyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Doğu cephesine katılan güçler batıda da bulunacak. Heşdi Şabi Musul’da bir güç olarak bulunmuyor. Onlar Telafer bölgesinden sınır kapısına kadar uzayan bölgelerde konuşlanmışlar. Musul’a girmesi gereken güçler hakkında önerilerimiz var. Biz, Musul’un doğusunda sergilenen bazı davranışları göz önünde bulundurarak, Heşdi Şabi’ye Musul’dan uzak noktalarda konuşlanmalarını öneriyoruz.
Nasıl davranışlar?
Şehre giren bazı gruplar, bu şehrin inancıyla bağdaşmayan çeşitli sloganlar atıyor, bayraklar asıyor. Ayrıca yasadışı yollarla şehre girenler oldu ve bunların bir kısmı tutuklandı. Bahsettiğim davranışlar endişe verici.
Musul’un doğusu kontrol edildikten sonra kenti ziyaret ettiniz mi?
Kentte, siyasi ve askeri taraflar birbirinden ayırt edilmeli. Şehre şimdiden parti veya tarafların temsilcilik ofisleri açması şu durumda sadece suyu bulandırır. Bu tür çalışmalar seçim dönemlerinde yapılır. Temsilcilik açmak, şehrin iç meselerine müdahale etme girişimidir. Bu tür gelişmeler, operasyona çelme takacak ve IŞİD sonrasında başlatılacak yeni dönemde halkın kafasında soru işaretleri uyandıracak. Bu da IŞİD’in tekrardan güçlenmesine zemin hazırlar.
Sizce bu ofisler mezhepçiliği yayma amaçlı mı açıldı? Irak Hükümeti bu duruma bilerek mi göz yumuyor?
Musul’da bu tür girişimler çok. Bu tür meselelerin ortaya çıkması bizi IŞİD döneminden daha da kötüye götürebilir. Halkın inancına veya Musul’un demografik yapısının değişmesine yönelik yapılacak her hamle ne Irak ne de Kürdistan Bölgesi’nin çıkarınadır.
Musul’da yüzleri kapalı silahlı bir grubun insanları kaçırdığı, mezhepsel sloganlar eşliğinde bu insanları öldürdüğü ve “İmam Hüseyin’in intikamını alıyoruz” dedikleri yönünde söylentiler var. Bu konuya ilişkin herhangi bir bilginiz var mı?
Doğrusu bu ve benzeri olayların olduğunu biliyoruz ancak kim tarafından hangi amaçla yapıldığını bilmiyoruz. Bunlar halkın arasına nifak tohumu ekmek için IŞİD tarafından da yapılmış olabilir. Biz Musul’daki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu ve benzeri olaylar tekrar yaşanırsa tepkimiz sert olacak.
Daha önce Erbil - Bağdat ilişkilerinde anlaşmazlıklar meydana gelmişti. Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım’ın Bağdat ve Erbil’e yaptığı ziyaretten sonra bu anlaşmazlıklar yerini normalleşmeye bıraktı. Ancak Türk güçleri hala Başika’da bulunuyor. Irak Başbakanı Haydar Abadi ise yaptığı tüm açıklamalarda bu gücün çekileceğini söylüyor. Siz bu gücün gitmesini mi yoksa kalmasını mı istiyorsunuz?
Bence Irak - Türkiye ilişkileri normalleşti. Bu çerçevede yürütülen siyaset açık ve net. Türk güçlerinin Başika’dan çekilmesine karar verildi ancak bu karar Musul’da kontrol sağlandıktan sonra uygulanacak.
Türk askerlerinin Başika’da bulunmasının sebebi IŞİD mi yoksa PKK mi? Bu arada Irak Hükümeti PKK’ye silah ve maaş yardımında bulunuyor...
Doğru, daha önce Irak yardımda bulunuyordu ancak Türkiye ve Kürdistan Bölgesi bu konuda anlaştı ve PKK’ye verilen maaşlar kesildi. Yardımlar da PKK’ye bağlı Ezidi güçlere veriliyordu. Edindiğim bilgiye göre bu yardımlar da ABD gözetiminde sona erdi.
Türkiye, Musul’da ne gibi bir durum yaşanırsa askerlerini harekete geçirir?
Türkiye’nin Musul’a asker göndereceğini sanmıyorum ancak Türkiye terörle mücadelede bize destek veriyor çünkü kendisi de düzenlenen intihar saldırılarından dolayı büyük zarar gördü. Erbil, Ankara ve Bağdat arasında güvenlik açısından üst düzey bir anlaşma yapıldı. Bu konudaki işbirliği şu an zirvede.
Musul’un geleceğine yönelik Kürtlerle Şiilerle ilgili sıkıntı görüyor musunuz?
Kürtlerin çok sayıda parti ve oluşumları var. Şiilerin de grup ve oluşumları bulunuyor. Biz Ninova’nın Irak Anayasasına uygun, federal bir bölgeye dönüşmesini istiyoruz. Kürdistan Bölgesi’yle de konuşmamız gereken bazı konular var.
Ne gibi konular?
Üzerinde anlaşma sağlanamayan bölgeler mevcut. Bazı yasa ve maddelerle sorunları farklı mekanizmalarla çözüme kavuşturabiliriz. Kürdistan Bölgesi de bizimle aynı düşüncelere sahip. Ancak bazı Şii taraflar ve Bağdat’la yasalar doğrultusunda ilerleyip birbirimizden anlayabiliriz. Çünkü Şiiler arasında Ninova Ovası hatta Kürdistan Bölgesi’ne saldırmayı düşünen gruplar var. Bunlarla hiçbir şekilde anlaşamayız.
Kürtlerle Şiilerin karar mekanizması var. Irak’taki Sünnilerin karar mekanizması kimdir?
Hayır, onların da belli bir karar mekanizmaları bulunmuyor. Dini bir merciden bahsediyorsanız o ayrı bir şey ama Şiiler birkaç grup ve taraftan oluşuyor üstelik birçok konuda hemfikir değiller. Hatta bazılarının Irak’a ilişkin bazı konularda düşünceleri epey farklı.
Peki ya Sünniler?
Sünnilerin de aynı şekilde farklı grup ve liderleri var. Diğerlerine göre en çok sorun Sünnilerde yaşanıyor. Şu an bazı çalışmaları düzenleyerek, boşlukları doldurup ortak bir projede buluşmayı planlanıyorlar.
Anlaşmazlık yaşanan konular siyasi mi mezhepsel mi?
Anlaşmazlıklar daha çok siyasi. Fakat Irak’ta mezhepsel anlaşmazlıklar da çok.
Irak’a planlarını dayatan kimler var?
2003’ten sonra başlayan yeni süreçte Irak, bölünmeler ve mezhepler üzerine oluşturuldu. Baştan itibaren geçici hükümet oluşturuldu ve bu durum günümüze kadar aynı şekilde ilerledi. Ayrıca parti ve siyasi alanda bölünmeler yaşandı. Irak’ta siyasi sürecin başlamasıyla beraber, ABD mezhepçilik ile gelebilecek bölünmelere zemin hazırladı ve bu büyük bir hataydı. İran, Şii mezhebinin tüm Irak’ta etkili olması için bu durumu güçlü bir biçimde kullandı. Bu Irak’ta işlerin daha da kötüye gitmesine yol açtı.
Bazı Sünni liderlerin terörle ilişkisi olduğu iddia edildi ve şu an yurtdışında yaşıyorlar. Bu liderlerin geri dönmesi için herhangi bir girişimde bulundunuz mu?
Biz geri dönmeleri için yasal ve siyasal yollarla çok sayıda girişimlerde bulunduk ancak sonuç alamadık. Bunun nedeni ise Irak’ın içişlerine dışarıdan müdahalelerin yapılması. Müdahalede bulunan bu güçlü irade Sünnilerin Irak’ta biraraya gelmesini ve yeniden güçlenmesini istemiyor.
Eski Musul Valisi kardeşiniz Esil Nuceyfi hakkında tutuklama kararı çıkartıldı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Tutuklama kararı tamamen siyasidir. Alınan kararla Esil Nuceyfi devre dışı bırakılarak, bölge halkının kendi kendini yönetmesi ve müdahale olmaksızın istikrar ve güvenin sağlanması engellendi.
Sünni liderlerin siyasi kararlarla tasfiye edilmek istendiğini söylüyorsunuz. Peki size yönelik böyle bir girişim var mı?
Bu şekilde olmadı, çünkü ben Irak Parlamento Başkanlığı görevindeydim şimdi de Irak Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı görevini yürütüyorum. Yine de beni ortadan kaldırmak için planlar yapılmıştı. Ben, bana karşı yapılan suçlamaların asılsız olduğunu kanıtlayarak planlara karşı savaştım. Bu girişimler hala devam ediyor ve sanırım devam da edecek.
Nuri Maliki tekrar başbakanlık koltuğuna oturmak istiyor. Bunun için son olarak İran’a ziyarette bulundu. Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani tepkisini açık bir biçimde dile getirip, “Maliki başbakan olursa bağımsızlığı ilan ederiz” dedi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Maliki’nin görevden alınması için en çok çalışan kişilerden biri bendim ki 2012 yılında Sayın Barzani ile birlikte çalıştık.
Bence Maliki boşuna çaba harcıyor çünkü ne yaparsa yapsın Irak’ın gelecek başbakanı olmasına imkan olmadığına inanıyorum. İçerde buna karşı olan çok fazla itiraz var. Üstelik Maliki, siyasi başarısızlığından dolayı uluslararası düzeyde de kabul görmüyor.
Maliki’nin Irak’ta siyasi kararlar üzerinde etkisi var mı?
Şüphesiz ki rolü ve etkisi vardır. Nitekim Şii gruplar içerisinde de anlaşmazlıklar mevcut. Maliki anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak için çaba sarfediyor. İran hariç Irak’a komşu olan ülkeler de Maliki’nin tekrar başbakan olmasını istemiyor. Uluslararası camiada da reddediliyor, çünkü Irak’ın bugünlere gelmesine sebep olan kişi olarak görülüyor.
Maliki’ye başlarda destek veren Obama yönetimi, son zamanlarda Maliki’nin siyasetini sert bir dille eleştirmişti. Aynı zamanda ABD Dışişleri Bakanı görevindeki son günlerinde, Maliki’nin yanlış siyasetine değinerek, Irak’ın büyük şehirlerinin terör güçlerinin eline geçmesine sebep olduğunu ifade etmişti.
Maliki ile aynı görevi (Cumhurbaşkanı Yardımcılığı) yaptığınız halde, o nasıl siyasetiyle bütün Irak’ı etkisi altına almayı başarabildi?
Maliki’nin parlamento içerisinde güçlü bir grubu var, aynı zamanda bir partinin genel başkanlığını yapıyor. Maliki, bölgedeki bazı ülkelerin desteğini alıyor. Ancak kendi grubu ne kadar büyük olursa olsun diğer grupların desteğine de ihtiyacı var. Sanırım siyasi grupların çoğu Maliki’ye karşı.
Peki ya göreve geri gelirse, ne yaparsınız?
Ben kendi adıma Maliki’nin bu göreve gelmemesi için çabalarımı arttıracağım ama bu yönde ısrarcı olursa yasal yol ve siyasi yöntemlerle karşısında duracağım.
Barzani ile güçlü bir ilişkiniz var. Birlikte güçlü bir devlet üzerinde hiç konuştunuz mu?
Sayın Barzani’yle ilişkilerimiz sağlam ve bu konuda hiç şüphe yok. Kürdistan Bölgesi’nin bağımsızlığı konusunda kararı Kürdistan Bölgesi halkı verecek, biz de bunu saygı ile karşılayacağız.



