Erbil (Rûdaw) – Geçici Suriye Hükümeti eski Başbakanı Xessan Hito, siyasi kimliğinin dışında, tanınmış bir işadamı. Uzun süre Amerika’da yaşayan Hito, Suriye İşadamları Forumu Başkanlığı’nı yürütüyor.
Aslen Şam Kürtleri’nden olan Hito, “Kimse Kürtler’in varlığını inkar edemez” dedi.
Xessan Hito, Rûdaw’ın sorularını yanıtladı.
Suriye Kürtleri’nin büyük bir kısmı Şam’da yaşıyor. Araplara ve Suriye kamuoyuna Kürt halkını tanıtamamanızın sebebi nedir?
Baas Partisi’nin bir zararı da insanları kimliğinden uzaklaştırmak oldu. Suriye halkını birbirinden ayrıştırdı, aralarına kin ve nefret tohumları ekti. Kürtler de yaşayabilmek için kimliğinden, kültüründen uzaklaşmak zorunda kaldı.
2013’te Geçici Suriye Hükümeti’nin başına geçtiğinizde, Suriye Kürtleri için yapılacak projeniz var mıydı?
O dönem birçok Kürt partisiyle görüşmeler gerçekleştirildi. Benim kanaatim, Kürtler’in haklarının ellerinden alınmış olduğuydu. Bu konuyu üstünkörü geçemeyiz. Çünkü, Beşar Esad nezdinde baskıcı rejimin sebep olduğu acılar var, hakların gaspedilmesi var. Bu hakların sahiplerine iade edilmesi için çalışmamız lazım.
Bizim özgürlüğe, demokrasiye inancımız tam. Buna Suriye halkı karar verecek. Ama daha önce olduğu gibi şu an da merkeziyetçi olmayan bir sistemin gerekliliğine inanıyorum.
Kürtler bir garanti istiyordu. Muhalefet içindeki Araplar Kürtler’e bu garantiyi vermeye hazır mıydı?
Bu konuda biraz ağır davranıldığını düşünüyorum. Bunun da Kürtler’in sorunlarına bilimsel yaklaşılmamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Bu çok önemli bir konu. Kürt sorunuyla ilgili benden daha fazla bilgisi olan birçok kişi var. Suriye kamuoyuna sorunun anlatması lazım.
Size göre Suriye’de Kürtler için en doğru seçim nedir?
Rejimin eliyle gerçekleştirilen göç süreci, bölgenin demografik yapısı, geri dönüş gibi konular, objektif bir bakış açısı ile ele alınmalı. Mağdur edilen insanlar tespit edilmeli. Bu rejim büyük zararlara yol açtı. Bunun gerçek boyutları nedir, bunun için verilere ihtiyaç var.
Kürtler Suriye’de Kürdistan Bölgesi (Irak) gibi bir federasyon talebinde bulunursa Suriye’nin akıbeti ne olur?
Şahsen federasyon tipi, merkeziyeçi yapıdan uzak bir sistemde sorun görmüyorum. Eğer anayasal çerçevede olacaksa bütün ülkeye faydası olur.
Kürdistan Bölgesi’ndeki yapı, Suriye için örnek olabilir mi?
Kürdistan Bölgesi’ndeki yapının Suriye için de uygun olacağı öngörüsünde bulunmak zor. Bildiğim kadarıyla, Irak’ın kuzeyindeki Kürt sayısı Kürt bölgelerindeki sayıdan daha fazla. Fakat Suriye’nin kuzeyinde, yahut kuzeydoğusunda bir bölge olacaksa da çoğunluğunun Kürt olacağını söylemek zor. Kürt, Arap, Asuri, Türkmen ve başka kişiler de olacak. Bu yüzden bir farklılık görüyorum.
Kürdistan Bölgesi’nde etnik ve dini azınlıklar var. Fakat Kobani’de Arap yok, sonradan bazıları geldi. Afrin de aynı şekilde Kürt. Kamışlo, Derik ve Dırbesiye hep Kürt bölgesi…
Belirli coğrafi bir bölgede merkeziyetçi olmayan, herkesin katılacağı bir yönetim oluşturabilirsek neden olmasın. Tabii yerleşik insanlar arasında -Kürt, Hıristiyan ve Arap- ayrımcılık olmazsa tabi. Suriye budur. Suriye’de gerçekleştirmek istediğimiz hedef budur. Eğer bir bölgede gerçekleşecekse, olsun. Bunu yanlış görmüyorum.
Geçici Hükümet, Suriyeliler tarafından değil de başkaları tarafından mı kuruldu?
Şahsen Xessan Hito Hükümeti’den söz edeceksek, bu Suriyeliler tarafından kuruldu. O dönem Türkiye de buna razı değildi, Katar da. Ama benim Katar’ın tarafında olduğum söyleniyordu.
Gerçekten Katar’ın tarfında mıydınız?
Asla Katar tarafında olmadım. Katar o dönem hükümetin kurulmasından hoşnut değildi.
Suriye’de ılımlı İslami güçler var mı?
Elbette birçok İslami grup var. Nitekim bu devrimin rengi İslamidir. İdeolojik bir İslam değildir. IŞİD ise elbette buna dahil değildir. Bizim kabul ettiğimiz ölçütlerde İslam’la bir bağı olmayabilir. Katı, tekfirci bir düşünce öneriyor ki, ne Suriye’de, ne de tüm bölgede böyle bir düşünce yapısına aşina değiliz. Dolayısıyla terörizmden bahsedeceksek, bu Beşar Esed ve IŞİD arasında paylaşılmıştır.
Sizce ABD, Suriye’de IŞİD’e karşı savaşta ciddi kararlara sahip mi?
ABD’nin terörle mücadele stratejisinden, özellikle IŞİD’e karşı, konuşacaksak Irak ve Suriye’deki operasyonları birbirinden ayrımamız gerekiyor.
Şüpehsiz terörle mücadele olmazsa olmaz bir tutumdur. Hele ki IŞİD’e karşı. IŞİD’i bu bölgeden çıkarmak gerekiyor. Aynı şekilde ABD’nin de böyle düşündüğünü biliyoruz. Kürdistan Bölgesi’nde elde edilecek başarı, tüm dünya için başarıdır. Bu yüzden de bu tüm dünyanın için kırmızı çizgisidir. Bu hem bölge için, hem Suriye için önemlidir.
IŞİD’le ilgili söylediklerimizi Esed için de söylemeliyiz. Çünkü terör birdir ve IŞİD ile Esed’te toplanmıştır. Terörün ana üssü Şam’dır. ABD’nin yeni terörle mücadele stratejisi Esed’i kapsamazsa bunun başarılı olacağını sanmıyorum.
Muhalefet olarak, Rojava’da kurulan üç kantonu nasıl görüyorsunuz?
PYD ve diğer partiler arasında bir birlik olması taraftarıyız. Eğer PYD, dışlayıcı tutumlardan, zoraki askerliği dayatmaktan uzak durursa ve diğer oluşumların çalışmalarına izin verirse, özerk bir yapının yönetimi olarak görebiliriz. Fakat eğer bölgedeki halka baskı yapılırsa ve ENKS gibi çevreler dışlanırsa, bu olabilecek en kötü durumdur.


