Haber Merkezi - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Birleşmiş Milletler’i (BM) Gazze’de yaşananlar karşısında sessiz kalmakla suçlayarak, “Birleşmiş Milletler üç maymunu oynamaktadır” dedi. Bahçeli, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yönetimini de sert sözlerle eleştirdi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin iç ve dış gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Dünyanın kritik bir dönemden geçtiğini belirten Bahçeli, Gazze, Lübnan, Doğu Akdeniz, Güney Kafkasya ve Körfez bölgesinde yaşanan gelişmelerin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.
“Sert güç mücadelelerinin dozu artıyor”
Küresel ölçekte yaşanan krizlerin derinleştiğini ifade eden Bahçeli, Gazze’de dökülen kanın, Lübnan’daki saldırıların, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimlerin ve Güney Kafkasya’daki siyasi değişimlerin aynı zincirin halkaları olduğunu savundu.
Uluslararası sistemin çıkar odaklı hareket ettiğini öne süren Bahçeli, yaşanan insani trajedilerin dünya kamuoyu tarafından yeterince dikkate alınmadığını belirtti.
Netanyahu’ya sert eleştiri
İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, İsrail yönetiminin savaş hukukunun sınırlarını aştığını söyledi.
Bahçeli, İsrail’in sivilleri hedef aldığını, şehirleri harabeye çevirdiğini ve bölgesel istikrarsızlığı artırdığını ifade ederek, Netanyahu hükümetini “kriz üretim mekanizması” olarak nitelendirdi.
Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilerine de değinen Bahçeli, “Türkiye’ye ahlak dersi vermeye kalkmak ve Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargâhlarının teslim bayrağını çekmesidir” dedi.
“BM sorgulanmalıdır”
Birleşmiş Milletler’in Gazze konusunda etkisiz kaldığını savunan Bahçeli, kurumun kuruluş amaçlarını yerine getiremediğini söyledi.
“Gazze’de insanlık inim inim inlerken Birleşmiş Milletler üç maymunu oynamaktadır” diyen Bahçeli, BM Güvenlik Konseyi’nde ABD’nin veto hakkını kullanmasının uluslararası adaletin önünde engel oluşturduğunu öne sürdü.
Gazze’de kalıcı ateşkes, insani yardım koridorlarının açılması ve sivillerin korunmasına ilişkin kararların ABD vetosu nedeniyle sonuçsuz kaldığını belirten Bahçeli, sorunun karar alınamaması değil, uluslararası sistemin işleyişi olduğunu savundu.
“BM’nin ikiyüzlülüğü ortaya çıktı”
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu hakkında aldığı kararları da değerlendiren Bahçeli, mahkeme kararlarının uygulanmasının devletlerin siyasi iradesine bağlı olduğunu söyledi.
Bahçeli, “New York’ta veto kalkanı açanlar, Lahey’de söylemlerle vitrin süslüyor. İcraat vakti gelince sessizliğe bürünüyorlar” ifadelerini kullandı.
İsrail yönetiminin uluslararası düzeyde korunduğunu savunan Bahçeli, Gazze’de işlenen suçların zamanla unutulmayacağını dile getirdi.
İslam İşbirliği Teşkilatı’na çağrı
Konuşmasında İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) da seslenen Bahçeli, Gazze’de yaşananlar karşısında daha etkili adımlar atılması gerektiğini söyledi.
İİT’nin yalnızca kınama açıklamalarıyla yetinmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, İsrail’e karşı ortak ve caydırıcı yaptırımların gündeme gelmesi çağrısında bulundu.
“Gazze’de soykırım düzeni sürüyorsa ve ortak yaptırım zemini kurulamıyorsa, yapılan çalışmalar kâğıt üzerinde kalacaktır” diyen Bahçeli, İslam ülkelerinin ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
“ABD-İran mutabakatı memnuniyet verici”
ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı da değerlendiren Bahçeli, anlaşmayı olumlu bulduklarını ancak sürecin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Anlaşmanın bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına katkı sunmasını temenni eden Bahçeli, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki güvenliğin korunmasının küresel ekonomi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlerinin önemine işaret eden Bahçeli, İslam ülkelerinin ortak hareket ettiğinde bölgesel krizlerin önüne geçebileceğini ifade etti.
“Netanyahu sükûneti tehdit olarak görüyor”
İsrail hükümetinin bölgedeki olası normalleşme ve barış girişimlerinden rahatsız olduğunu öne süren Bahçeli, Netanyahu yönetiminin Orta Doğu’da sükûnet ihtimalini kendi siyasi geleceği açısından tehdit olarak gördüğünü söyledi.
Bahçeli, Türkiye’nin mazlumların yanında olmaya devam edeceğini belirterek, bölgede kalıcı barışın sağlanması gerektiğini vurguladı.
“Zengezur hattı artık Turan Koridoru’dur”
Konuşmasının son bölümünde Güney Kafkasya’daki gelişmelere değinen Bahçeli, Karabağ savaşlarının ardından bölgede yeni bir dönemin başladığını söyledi.
Zengezur hattının Azerbaycan ile Nahçıvan arasındaki bağlantıyı güçlendireceğini ifade eden Bahçeli, bu koridorun Türkiye’yi Hazar üzerinden Türk dünyasına bağlayacak stratejik bir güzergâh olduğunu dile getirdi.
“Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım; bu hat Turan Koridoru’dur” diyen Bahçeli, söz konusu koridorun Türk dünyası arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkileri güçlendireceğini savundu.
“Türkiye için stratejik fırsat”
Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği bir dönemde Turan Koridoru’nun Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını belirten Bahçeli, koridorun açılmasının Türkiye’nin lojistik kapasitesini artıracağını ve bölgesel ticarete yeni imkanlar sağlayacağını söyledi.
Bahçeli, koridorun Kars’tan Bakü’ye uzanan hatta ekonomik canlılık oluşturacağını ve yeni yüzyılın önemli ulaşım ve ticaret güzergâhlarından biri haline geleceğini ifade etti.

