Diyarbakır (Rûdaw) - Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, Van’ın ardından Diyarbakır’a gitti.
Bölgede anadilde eğitim konusunda mesajlar veren Erbakan, kayyum atamalarını da eleştirdi. Yaklaşık 10 yıldır tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’a da haksızlık yapıldığını söyleyen Erbakan, Rûdaw’ın sorularını yanıtladı.
Erbakan, anadilde eğitimin doğuştan gelen bir hak olduğunu ve bu hakkın engellenmemesi gerektiğini vurguladı. Erbakan, Rojavalı Kürtlerin de Suriye yönetiminde eşit haklara sahip olması gerektiğini ifade etti.
“Kürtçenin öğretilmesi doğuştan gelen bir haktır”
Anadilde Kürtçe eğitim talebini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu talep gerçekleşir mi, gerçekleştirilmeli mi?
Tabii, bununla ilgili daha önce de hep aynı şeyi söyledik. Resmî dilin Türkçe olması ayrı bir konu, tek bir resmî dilin bulunması ayrı bir konu. Ancak bunun yanında Kürtçenin öğrenilmesi, öğretilmesi ve yeni nesillere aktarılması da bölge insanının doğuştan gelen bir hakkıdır.
Bu hakkın hiçbir şekilde gasp edilemeyeceğini ifade ediyoruz. İktidarımızda Kürtçe öğretimin ve eğitimin yapılması için gerekli adımları atacağımızı da söylüyoruz.
“Bölge insanını kucaklamaya geliyoruz”
Rahmetli babanız Erbakan Hoca, Kürtçe ve Kürtlerle ilgili açıklamalarından dolayı bedel de ödedi. İnsanlar arasında, “Acaba babasıyla kendisinin fikirleri aynı mı?” şeklinde bir yaklaşım var. Bu konuda ne söylemek istersiniz?
Evet, biz bunu her fırsatta dile getiriyoruz. Erbakan Hoca’mızın bölge insanını kucaklayan yaklaşımı, aynı şekilde Yeniden Refah Partisi’nde de var. Biz de aynı şekilde, samimiyetle ve ümmet kardeşliği anlayışıyla bölge insanını kucaklamaya, bölge insanının maddi ve manevi sıkıntılarını gidermek için gerekli adımları atmaya geliyoruz.
Erbakan Hoca’mızın 60 yıllık siyasi çizgisi ve özellikle hayatta olduğu dönemdeki 42 yıllık mücadelesi boyunca bölge insanına ve bölgenin sorunlarına yönelik ortaya koyduğu yaklaşım, bugün Yeniden Refah Partisi’nde de muhafaza ediliyor.
“Silahların bırakılmasını ve örgütün tasfiyesini bekliyoruz”
Barış sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz, destekliyor musunuz? Hükümetin ve örgütün, yani iki tarafın hangi adımları atması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Tabii, şu anda iki adım var. Bunlardan biri silahların bırakılması, örgütün tasfiye edilmesi ve bu durumun Millî Güvenlik Kurulu tarafından onaylanarak ilan edilmesidir. Biz de bu adımın bir an önce atılmasını, örgütün tasfiye edilmesini ve silahların teslim edilmesini istiyoruz. Millî Güvenlik Kurulu’nun da bu durumu onaylamasını büyük bir heyecan ve istekle bekliyoruz.

“Kayyum atamalarına son verilmeli”
Kürtlerin talepleri konusunda ne düşünüyorsunuz?
Kürtlerin talepleriyle ilgili olarak, biraz önce de söylediğim gibi, anadilde eğitim mutlaka çözüme kavuşturulması gereken bir taleptir. Bu, bölge insanının doğuştan gelen bir hakkıdır.
Anadilin konuşulması, öğretilmesi, öğrenilmesi ve yeni nesillere aktarılması konusunda hiçbir engel veya zorluk çıkarılmamalıdır. Yine bölge insanının en önemli şikâyetlerinden biri olan kayyum atamalarına da son verilmesi gerekir.
Bir belediye başkanı herhangi bir sebeple görevden alınıyorsa onun yerine kayyum atanması yerine belediye meclisinden bir başkan seçilmesinin en uygun yöntem olduğunu düşünüyoruz.
“Demirtaş’ın bir an önce serbest bırakılması lazım”
Selahattin Demirtaş’la ilgili neler söylemek istersiniz?
Demirtaş’ın tutukluluk süresi 10 yıla yaklaştı. Hukukçularımızla yaptığımız görüşmelere göre, şu anda hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmuyor. Bazı suçlarla ilgili davalar istinaf ve Yargıtay aşamalarında, ancak kesinleşmiş bir hüküm yok.
Kesinleşmiş bir hüküm olmadan bir insanı beş yıldan fazla tutuklu bulundurmak hukuka ve insan haklarına aykırıdır. Dolayısıyla bir an önce serbest bırakılması gereklidir. Çünkü tutukluluk süresi beş yılı aşmış ve 10 yıla yaklaşmış durumda. Bu, hukuken uygun bir durum değildir.
“Suriyeli Kürtler eşit haklara sahip olmalı”
Son sorum Suriye’deki Kürt bölgesi ve Rojava’yla ilgili. Kürtler, Suriye’deki yeni süreçte kendi kendilerini yönetmek istiyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?
Tabii, Suriye’nin de Türkiye gibi toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının korunması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak Kürtlerin Suriye yönetiminde ve siyasetinde eşit haklara sahip olarak yer alması, siyasetin ve yönetimin içinde bir paydaş olarak bulunması son derece önemlidir.
Türkiye’de olduğu gibi Suriye’de de Kürtlerin haklarına riayet edilmeli. Bununla birlikte Suriye’nin de Türkiye gibi toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının korunması gerektiğini düşünüyoruz.

